Cennetlikler bugün neşeyle meşguldürler.
Diyanet Vakfı
O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.
Kurtubi Tefsiri
Muhakkak o gün cennetlikler sevinç içinde meşgul olacaklar.
“Muhakkak o gün cennetlikler sevinç içinde meşgul olacaklar” âyeti hakkında İbn Mes’ûd, İbn Abbâs, Katade ve Mücahid şöyle demişlerdir: Onların meşgul olacakları iş, bakirelerle yatmak olacaktır.
Tirmizî el-Hakim “Müşkilu’l-Kur’ân” adlı eserinde şöyle demektedir: Bize Muhammed b. Hamid er-Razî anlattı, bize Yakub el-Kummî anlattı. O, Hafs b. Humeyd’den, o Şimr b. Atiyye’den, o Şakik b. Seleme’den, o Abdullah b. Mes’ûd’dan naklettiğine göre Abdullah b. Mes’ûd, yüce Allah’ın:
“Muhakkak o gün cennetlikler sevinç içinde meşgul olacaklar” âyeti hakkında dedi ki: Onların işleri bakirelerle beraber yatmak olacaktır. Bize Muhammed b. Humeyd anlattı. Bize Harun b. el-Muğire anlattı. Harun, Nehşel’den, o ed-Dahhak’tan, o İbn Abbâs’tan bunun gibi açıklamada bulunduğunu nakletmiştir. el-Hatib el-Bağdadî, Muvaddih…, II, 392, 393. 394. (hep İkrime’den)
Ebû Kılabe dedi ki: Cennetliklerden olan bir kimse hanımı ile birlikte iken ona: Haydi hanımının yanına git, denilecektir. O: Ben hanımımla birlikteyim ve meşgulüm diyecek, yine ona: Yine hanımının yanına git, denilecektir.
Şöyle de açıklanmıştır: Cennetlikler, içinde bulundukları lezzet ve nimetlerle o kadar meşgul olacaklardır ki, masiyet ehli ile onların cehenneme gitmelerinden içinde bulunacakları can yakıcı azabtan dolayı üzülmeyeceklerdir. İsterse aralarında akrabaları ve yakınları bulunsun. Bu açıklamayı Said b. el-Müseyyeb ve başkaları yapmıştır.
Vekî’ dedi ki: Burada dinleyecekleri şarkı ve çalgılar kastedilmektedir. İbn Keysan dedi ki:
“Meşgul olacaklar” yani birbirlerini ziyaret edecekler. Yüce Allah’ın ziyafetinde bulunacaklar, diye de açıklanmıştır.
Rivâyet edildiğine göre kıyâmet gününde bir münadi şöyle seslenecektir: Bana itaat eden ve kimsenin görmediği yerlerde bile benim emirlerimi muhafaza eden kimseler nerede? Bunlar yüzleri ayın ondördü ve parıldayan yıldızlarmış gibi ayağa kalkacaklar. Dizginleri yakuttan olan nurdan asil develere binmiş olacaklar. Herkesin gözü önünde bu develer sırtlarında onları uçuracaktır. Nihayet Arşın önünde dikilecekler, yüce Allah da onlara şöyle diyecektir: Bana itaat eden, Benim ahdimi kimsenin görmediği yerlerde bile koruyan kullarıma selam olsun. Sizi Ben süzüp seçtim, sizi Ben tercih ettim. Haydi gidin cennete hesabsız olarak giriniz.
“Bu gün size bir korku yoktur. Siz üzülmezsiniz de” (ez-Zuhruf, 43/68) Bunun üzerine Sıratın üzerinden gözü kapıp giden şimşek gibi geçecekler ve cennetin kapıları açılacak onlara.
Daha sonra ise mahşerde insanlar durmuş olacaklar ve biri diğerine: Ey kavim, filan nerede, filan nerede? diye soracak. İşte birbirlerine soru soracakları bu vakitte bir münadi: “Muhakkak o gün cennetlikler sevinç içinde meşgul olacaklar (Buradaki anlatıma göre “sevinç içinde meşguldürler” diye anlaşılmalıdır) diye seslenecektir.”
“iş, meşguliyet” anlamındaki lâfız; şeklinde kullanılabildiği gibi, diye de kullanılır. Bunlar iki ayrı söyleyiştir. Bu iki şekilde de okunmuştur. “Korku ve haram şeyler” kelimelerinde olduğu gibi. Buna dair açıklamalar da daha önceden (el-Mâide, 5/42. âyet, 2. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.
“Sevinç içinde” âyetini el-Hasen: Sevinçli olacaklar diye açıklamıştır. İbn Abbâs da bu anlamda açıklamıştır. Mücahid ve ed-Dahhak ise, beğendikleri bir iş içinde diye açıklamışlardır. es-Süddî rahat içinde diye açıklamıştır, anlamları birbirlerine yakındır.
(Âyet-i kerimedeki kipin kökünü teşkil eden): Sevinç: Şaka ve güzel söz” demektir.
Ebû Cafer, Şeybe ve el-A’rec elifsiz olarak; diye okumuşlardır. Bunlar “Rahat içinde olan, rahat olan ve tetikte olan, sakınan” kelimeleri gibi iki ayrı söyleyiştir. Bu açıklamayı el-Ferrâ” yapmıştır.
el-Kisaî ve Ebû Ubeyde ise şöyle demişlerdir: “Fakihe (meyve, nimet) sahibi” demektir. Tıpkı; “Yağlı, etli, hurmalı, sütlü” kelimeleri gibi. “Meyveler ve nimetler içinde olan” demektir. “Elifsiz olarak; şekli Katade’nin açıklamasına göre “beğenmiş ve hoşnut olmuş haldedirler” demek olur. Ebû Zeyd dedi ki: nitelemesi ruhen hoş, rahat ve güleç yüzlü olan kimse hakkında kullanılır. Talha b. Mûsarrif de bu âyeti; şeklinde hal olarak nasb ile okumuştur.