"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Fatır 42

Onlar, var güçleriyle yemin ettiler: “Kendilerine bir uyarıcı gelseydi, ümmetlerden daha çok doğru yolda olurlardı.” Fakat onlara uyarıcı gelince bu sadece nefretlerini artırdı.

Diyanet Vakfı
Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, herhangi bir milletten daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle Allaha yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed) gelince, bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.

Kurtubi Tefsiri
Onlar, eğer kendilerine bir korkutucu gelse mutlaka o ümmetlerin (her) birinden daha çok hidayette olacaklarına yeminlerinin en büyüğü ile, Allah’a yemin içtiler. Fakat onlara bir korkutucu geldiğinde bu onların uzaklaşmalarından başka bir şeylerini arttırmadı.

“Onlar eğer kendilerine bir korkutucu gelse… yeminlerinin en büyüğü ile Allah’a yemin içtiler” âyetinde kendilerinden sözedilenler Kureyşlilerdir. Onlar; Allah, Rasûlü Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’ı peygamber olarak göndermeden önce yemin etmişlerdi… Bu yemini de Kitab ehlinin rasûllerini yalanladıklarına dair bilgi sahibi olduklarında yapmışlardı. Bundan ötürü onlardan peygamberini yalanlayan kimselere lanet ettiler ve şanı yüce Allah’ın adına yemin ile:

“Eğer kendilerine bir korkutucu” yani peygamber

“gelse, mutlaka o ümmetlerin (her) birinden” yani kitab ehlinden, rasûlleri yalanlayan kimselerden

“daha hidayette olacaklarına yeminlerinin en büyüğü ile Allah’a yemin içtiler.” Araplar, İsrailoğullarından peygamberler geldiği gibi, kendilerinden de bir peygamber gelmesini temenni edip duruyorlardı. Bu temenni ettikleri ve kendilerinden olan o uyarıcı peygamber onlara gelince, ondan uzaklaştılar, ona îman etmediler.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/fatir-41/,https://kutsalayet.de/fatir-43/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız