Kötülük edenlerin sonu, Allah’ın ayetlerini yalanlamak ve onlarla alay etmek oldu.
Diyanet Vakfı
Sonunda, Allahın ayetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların akıbetleri pek fena oldu.
Kurtubi Tefsiri
Sonra kötülük edenlerin akıbeti kötü oldu. Çünkü onlar Allah’ın âyetlerini yalanladılar. Üstelik onlarla alay da ederlerdi.
“Sonra kötülük edenlerin akıbetleri kötü oldu” âyetinde geçen;
“Kötü” lâfzı; ‘den “fu’lâ” vezninde ve: “Daha kötü, en kötü ve daha çirkin” anlamına gelen lâfzın müennesidir. Tıpkı “et-hüsnâ”nın “el-ahsen”in müennesi oluşu gibi.
Denildiğine göre; burada bu lafızla kastedilen cehennem ateşidir. Bu açıklamayı da İbn Abbâs yapmıştır.
“Kötülük edenler” de şirk koşanlar, demektir. Buna delil ise;
“Çünkü onlar Allah’ın âyetlerini yalanladılar” âyetidir.
“Çünkü… yalanladılar” âyeti el-Kisai’ye göre; takdirindedir. Bunun takdirinde olduğu da söylenmiştir. Her iki takdirde de fazladan getirilen “lâm” ve “be” harfleri mealde “çünkü” diye karşılanmıştır
Nafî, İbn Kesîr ve Ebû Amr “akıbet” anlamındaki kelimeyi; nin ismi olarak merfû’ okumuşlardır. Bunun müzekker olarak gelmesi ise “akıbet” kelimesinin hakiki müennes olmayışıdır. “Kötü” de; Oldu”nun haberidir. Diğerleri ise “akıbet” kelimesini ‘nin haberi olmak üzere nasb ile okumuşlardır. Buna karşılık “Kötü” kelimesi de onun ismi olarak merfu olur. “Oldu” lâfzının isminin “tekzib: yalanlama” olması da mümkündür. Buna göre ifadenin takdiri şöyle olur:
“Sonra yalanlamak kötülük yapanların akıbeti oldu.” Bu durumda; “Kötü lâfzı ise “kötülük yapanlar”in mastarı (mef’ûl-i mutlak’ı) ya da hazfedilmiş bir mevsufun sıfatı olur ki; bu da; Kötü haslet” anlamında olur.
el-A’meş’ten onun: Daha sonra da kötülük yapanların akıbetleri kötülük oldu” diye “kötülük” anlamındaki lâfzı ref ile okuduğu rivâyet edilmiştir. en-Nehhâs dedi ki: Kötülük” şerrin en ileri derecesidir. da bunun “fu’lan” veznine getirilmiş halidir.
“Çünkü onlar Allah’ın âyetlerini yalanladılar” âyeti, Muhammed ve Kur’ân’ı yalanladılar; diye açıklanmıştır ki; bu açıklamayı el-Kelbî yapmıştır, Mukâtil de azâbın tepelerine inmesini yalanladılar, diye açıklarken, ed-Dahhak: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’in mucizelerini yalanladılar, diye açıklamıştır.
“Üstelik onlarla alay da ederlerdi.”