Onlar işitmeden uzaklaştırılmışlardır.
Diyanet Vakfı
Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Kurtubi Tefsiri
Çünkü onlar İşitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
“Bu, onlara yaraşmaz ve esasen buna güçleri de yoktur. Çünkü onlar işitmekten” daha önce el-Hicr Sûresi’nde (15/17. âyet ve devamının tefsirinde) açıklandığı üzere alevli ateşlerle kovalandıkları için
“işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.”
el-Hasen ile Muhammed b. es-Sümeyka, “Onu şeytanlar indirmemiştir” anlamındaki âyeti; diye okumuşlardır. el-Mehdevî dedi ki: Bu Arapçada doğru olmayan bir okuyuştur, (Kur’ân) hattına da muhaliftir.
en-Nehhâs dedi ki: Bu bütün nahivcilere göre bir yanlışlıktır. Ali b. Süleyman’ı şöyle derken dinledim: Ben Muhammed b. Yezid’i şöyle derken dinledim: Bu ilim adamlarına göre bir yanlışlıktır. Sadece bu hususta bir şüphenin etkisi ile böyle okumuş olabilir. Şöyle ki el-Hasen sonunda (şeyatîn kelimesinin sonunda) “ye” ile “nûn”u görünce ve bunun ref mahallinde olduğundan bunun cenı-i müzekker-i salim olduğu noktasında tereddüde düşmüş ve yanılmıştır.
Hadîs-i şerîfte de: “Alimin yanılmasından sakınınız.” Süyûtî. el-Câmiu’s-Sağir, had. no: 244 diye buyurulmuştur. Halbuki kendisi başka yerde herkes gibi
“Ama kendi şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında” (el-Bakara, 2/14) âyetini (buradaki gibi kırık çoğul olarak) okumuştur. Eğer bu “vav” ile ref mahallinde bulunmuş olsaydı, o takdirde izafet dolayısıyla “nûn”un da hazfedilmesi icab ederdi.
es-Sa’lebî dedi ki: el-Ferrâ’ dedi ki: Büyük ilim adamı -el-Hasen’i kastediyor- yanlışlık yapmıştır. Bu husus en-Nadr b. Şumeyl’e zikredilince şöyle demiştir: Eğer Ru’be, el-Accac ve onlara benzer kimselerin sözleri delil gösterilebiliyorsa el-Hasen ve arkadaşının sözünün de delil gösterilebilmesi lazım. Bununla birlikte bizler bu hususta bir şey işitmemiş olsalardı, böyle okumayacaklarını da biliyoruz.
el-Müerric dedi ki: Eğer şeytan lâfzı; kökünden türemiş ise onların bu kıraatleri izah edilebilir.
Yûnus b. Habib der ki: Ben Bedevi bir Arabın; “Biz arkalarında bahçeler bulunan bahçelere girdik” dediğini duydum. Ben de: Bu el-Hasen’in kıraatine ne kadar da benziyor, dedim. Burada da kırık çoğul olan “bahçeler” anlamındaki kelime tıpkı cem-i müzekker-i salim gibi değerlendirildiğinden el-Hasen’in “şeytanlar” anlamındaki kelimeyi “çeyâtûnır diye okumasına benzemektedir.