Bu sadece öncekilerin alışkanlığıdır.
Diyanet Vakfı
Bu, öncekilerin geleneğinden başka bir şey değildir.
Kurtubi Tefsiri
“Bu öncekilerin âdetlerinden başka bir şey değildir.
“Bu öncekilerin adetlerinden başka bir şey değildir.” İbn Abbâs ve baş kalarından nakledildiğine göre, öncekilerin dininden başka bir şey değildir, demektir. el-Ferrl da öncekilerin adetleri… diye açıklamıştır.
İbn Kesîr, Ebû Amr ve el-Kisaî, diye okumuş, diğerleri ise; diye okumuşlardır.
el-Herevî dedi ki: Yüce Allah’ın bu âyeti (İbn Kesîr, Ebû Amr ve el-Kisaî’nin kıraatine göre) onların uydurmaları ve yalanları anlamındadır. Buna karşılık; okuyuşu ise, onların adetleri.,, anlamındadır. Arapların; sözleri “filan kişi bizlere öncekilerin uydurulmuş hurafe ve sözlerini anlattı” demektir.
İbnu’l-A’râbî dedi ki: din, karakter ve mürüvvet (insanlık) anlamındadır. en-Nehhâs dedi ki: Bu okuyuş el-Ferrâ”ya göre öncekilerin adeti anlamındadır. Bize Muhammed b. el-Velid, Muhammed b. Yezid’den dedi ki: “Öncekilerin adetleri” demek onların izledikleri yol ve tutturdukları gidiş demektir. Ebû Ca’fer (en-Nehhâs) dedi ki: Her iki görüş de birbirine yakındır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın şu hadisinde de bu anlamdadır:
“Îman bakımından mü’minlerin en kamil olanı ahlakı itibariyle en güzel olanlarıdır.” Taberânî, el-Mu’cemu’l-Evsat, IV, 356, Yani davranışları, alışkanlıkları, yüce Allah’a itaat hususunda izlediği yolu en güzel olan demektir. Ahlâkı güzel olmakla birlikte fâcir bir kimsenin faziletli olması imkânsız oldğu gibi; kötü ahlâklı fakat facir olmayan bir kimsenin îman itibariyle daha mükemmel olması da söz konusu olamaz. Ebû Ca’fer (en-Nehhâs) dedi ki: Bize Muhammed b. Yezid’den nakledildiğine göre; Öncekilerin yalanlamaları ve asılsız kanaat ve tahminleri” anlamındadır. Şu kadar var ki; o birinci kıraate meylederdi. Çünkü bu kıraatte kendi atalarını övmek muhtevası vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu halleri ile ilgili varid olmuş âyetlerin çoğunda atalarını methettikleri görülmektedir. Onların:
“Biz atalarımızı bir din üzere bulduk” (ez-Zuhruf, 43/23) âyetinde de (böyledir). Ebû Kılabe’den rivâyete göre ise o “hı” harfini ötreli, “lâm” harfini de sakin olarak ve; “Adetler” kelimesinin hafifletilmiş şekli olarak okumuştur. Ayrıca bunu İbn Cübeyr, Nafî’in arkadaşlarından, onların Nafî’den naklettiği rivâyet olarak da zikretmiştir.
(……..) in “öncekilerin dini” demek olduğu da söylenmiştir. Yüce Allah’ın:
“Allah’ın yarattığını değiştireceklerdir.” (en-Nisa, 4/119) Burada Allah’ın dinini değiştireceklerdir, anlamındadır. Buna karşılık; “Öncekilerin adetleri” demektir. Yani ortada önce hayat, sonra ölüm vardır. Öldükten sonra diriliş diye bir şey yoktur.
Şöyle de açıklanmıştır: Senin karşı çıktığın bizim yapılarımız ve zorbaca yakalayışımız ancak bizden öncekilerin bir adetidir, biz de onlara uyuyoruz, demektir.