Dikkat edin! Şüphesiz göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. O, sizin ne hâl üzere bulunduğunuzu elbette bilir. Onların kendisine döndürülecekleri gün, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
E lâ (dikkat edin) inne (şüphesiz) lillâhi (Allah’ındır) mâ (ne varsa) fis-semâvâti (göklerde) vel-ardi (ve yerde) kad (elbette) ya’lemu (bilir) mâ (hâli/şeyi) entum (siz) aleyhi (üzerinde olduğunuz) ve yevme (ve gün) yurceûne (döndürülecekleri) ileyhi (O’na) fe yunebbiuhum (sonra onlara bildirecek) bimâ (şeyleri) amilû (yaptıkları) vallâhu (ve Allah) bi-kulli şey’in (her şeyi) alîm (bilendir).
Mukatil Tefsiri
Sonra yüceliğini bildirerek şöyle buyurdu: Bilin ki göklerde ve yerde yaratılmışlardan ne varsa Allah’ındır; hepsi O’nun kullarıdır ve O’nun mülkündedir. O, sizin iman ve nifaktan hangi hâl üzere bulunduğunuzu elbette bilir. O’na, yani ahirette Allah’a döndürülecekleri gün, hayır veya şer olarak yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah sizin amellerinizden her şeyi bilendir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyuruyor: Dikkat edin! Bütün göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Bir kölenin, sahibinin emrine karşı gelip ona isyan etmesi ve böylece onun cezasını hak etmesi uygun değildir. İşte siz de böylesiniz ey insanlar! Sizin de sahibiniz olan Rabbinize karşı gelmeniz doğru değildir. Öyleyse O’na itaat edin, emrine uyun ve Resulüyle birlikte toplu bir iş üzerinde bulunduğunuzda onun izni olmaksızın yanından ayrılmayın.
“O, sizin ne hâl üzere bulunduğunuzu elbette bilir” buyruğu, size emrettiği ve sizi yasakladığı hususlarda O’na ne ölçüde itaat ettiğinizi bilir, demektir. Nitekim Yunus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, “O, sizin ne hâl üzere bulunduğunuzu elbette bilir” buyruğu hakkında, “Bu yaptığınızı da bilir” dedi.
“Onların kendisine döndürülecekleri gün” buyruğu, O’nun emrine aykırı davrananların Allah’a döndürülecekleri gün, demektir. “Yaptıklarını kendilerine haber verecektir” buyruğu ise, o zaman dünyada yaptıklarını kendilerine bildirecek, sonra dünyada Rablerine karşı gelerek önceden yaptıkları şeylerin karşılığını kendilerine verecektir, demektir.
“Allah her şeyi hakkıyla bilendir” buyruğu hakkında şöyle buyuruyor: Allah, sizin, onların ve sizden başkalarının yaptıkları her şeyi ve bunların dışındaki bütün işleri bilendir. Hiçbir şey O’na gizli kalmaz; aksine bütün bunları kuşatmıştır. Kendisine döndürüleceğiniz gün, içinizden amel eden herkese amelinin karşılığını eksiksiz verecektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…