Beşincisinde ise, eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vel-hâmisetu (ve beşincisi) enne (ki) la’netallâhi (Allah’ın laneti) aleyhi (onun üzerine) in (eğer) kâne (ise) minel-kâzibîn (yalancılardan).
Mukatil Tefsiri
Sonra Ensar’dan Kays kızı Havle, kocasının durduğu yerde ayağa kalktı ve şöyle dedi:
Taberi Tefsiri
Beşincisi sözü, beşinci şahitlik demektir. Allah’ın laneti onun üzerine olsun sözü ise, eşine isnat ettiği fuhuş konusunda yalancılardan ise Allah’ın lanetinin onun üzerine vacip ve inmiş olması demektir. Yakub b. İbrahim’in İkrime’den rivayet ettiği hadisin devamında, erkeğe dört defa yemin ettikten sonra, “Onu beşincide durdurun; çünkü bu, azabı gerektiricidir” denildi. Adam, “Allah, benden seksen değneği uzaklaştırdığı gibi bunun sebebiyle de beni asla ateşe sokmaz; öyle dikkatle baktım ki kesin olarak gördüm, öyle dikkatle dinledim ki iyice kanaat getirdim” dedi ve beşinci yemini etti. Sonra kadına, “Yemin et” denildi, o da yemin etti. Ardından, “Onu beşincide durdurun; çünkü bu, azabı gerektiricidir” denildi. Kadına bunun azabı gerektirdiği söylendi. Bir süre duraksadı, sonra, “Kavmimi rezil etmeyeceğim” dedi ve yemin etti. Allah’ın Resulü şöyle buyurdu: “Eğer çocuğu şöyle şöyle özelliklerde getirirse kocasındandır, eğer şöyle şöyle özelliklerde getirirse hakkında söylenen kimseye aittir.” Kadın, boz deveye benzer bir erkek çocuk doğurdu. Sonraları bu çocuk Mısır’da emir oldu; nesebi bilinmiyor yahut babasının kim olduğu bilinmiyordu. Hallad b. Eslem’in İbn Abbas’tan rivayet ettiği hadisin devamında Hilal dört şahitliği tamamladıktan sonra beşinciye geldiğinde ona, “Ey Hilal, Allah’tan kork; çünkü Allah’ın azabı insanların azabından daha şiddetlidir ve bu beşincisi, üzerine azabı gerektiren şeydir” denildi. Hilal, “Allah’a yemin olsun ki Allah bunun sebebiyle bana azap etmeyecek; nitekim Allah’ın Resulü de bunun sebebiyle bana had uygulamadı” dedi ve beşinci defa, Eğer yalancılardan isem Allah’ın laneti üzerime olsun diye şahitlik etti. Sonra kadına, “Şahitlik et” denildi. O da kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etti. Beşinciye geldiğinde kendisine, “Allah’tan kork; çünkü Allah’ın azabı insanların azabından daha şiddetlidir ve bu, üzerine azabı gerektiren şeydir” denildi. Kadın bir süre duraksadı, sonra, “Allah’a yemin olsun ki kavmimi rezil etmeyeceğim” dedi ve beşinci defa, Eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabı üzerime olsun (Nûr 9) diye şahitlik etti. Bunun üzerine Allah’ın Resulü ikisinin arasını ayırdı ve çocuğun kadına ait olduğuna, bir babaya nispet edilmemesine ve çocuğuna zina isnadında bulunulmamasına hükmetti. Ahmed b. Muhammed et-Tûsî bana rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Ahmed Hüseyin b. Muhammed rivayet etti, dedi ki: Bize Cerir b. Hazim, Eyyub’dan, o İkrime’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti; dedi ki: Hilal b. Ümeyye eşine zina isnadında bulunduğunda ona, “Allah’a yemin olsun, Allah’ın Resulü sana seksen değnek vuracak” denildi. Hilal, “Allah bundan daha adildir; benim kesin olarak görünceye kadar baktığımı ve iyice doğrulayıncaya kadar işittiğimi bildiği hâlde bana bir tek değnek bile vurdurmaz. Hayır, Allah’a yemin olsun ki bana asla vurdurmayacaktır” dedi. Bunun üzerine liân ayeti indi. Ayet inince Allah’ın Resulü ikisini çağırdı ve, “Allah ikinizden birinin yalancı olduğunu biliyor; içinizde tövbe edecek biri var mı?” dedi. Hilal, “Allah’a yemin olsun ki ben doğru söylüyorum” dedi. Bunun üzerine ona, “Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına yemin et: Ben gerçekten doğru söylüyorum” dedi ve bunu dört defa söylemesini, ardından “Eğer yalancı isem Allah’ın laneti üzerime olsun” demesini istedi. Allah’ın Resulü, “Onu beşincide durdurun; çünkü bu, azabı gerektiricidir” dedi. O da yemin etti. Kadın da dört defa, “Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki o gerçekten yalancılardandır” dedi ve eğer erkek doğru söylüyorsa Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diledi. Allah’ın Resulü, “Onu beşincide durdurun; çünkü bu, azabı gerektiricidir” dedi. Kadın tereddüt etti ve itiraf etmeye niyetlendi, sonra, “Kavmimi rezil etmeyeceğim” dedi. Ebû Küreyb ve Ebû Hişam er-Rifaî’nin Abdullah’tan rivayet ettiği hadisin devamında, Allah’ın Resulü iki eş arasında liân yaptırdıktan sonra, “Belki çocuk siyah ve kıvırcık saçlı doğar” dedi; kadın da çocuğu siyah ve kıvırcık saçlı doğurdu. İbn Veki’nin Said b. Cübeyr’den rivayet ettiği hadisin devamında, erkek kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etti ve beşincisinde, eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını diledi. Sonra kadın da erkeğin yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etti ve beşincisinde, eğer erkek doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diledi. Sonra Allah’ın Resulü ikisinin arasını ayırdı. Ali bana rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah rivayet etti, dedi ki: Bana Muaviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlar ayeti hakkında rivayet etti; dedi ki: Beşincisinde erkeğe, “Eğer yalancılardan isen Allah’ın laneti senin üzerine olsun” denir. Kadın onun söylediğini kabul ederse recmedilir; inkâr ederse erkeğin yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik eder ve beşincisinde kendisine, “Eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabı senin üzerine olsun” denir. Böylece azap ondan uzaklaştırılır ve ikisinin arası ayrılır; bir daha asla birleşmezler ve çocuk annesine nispet edilir. Kasım bize rivayet etti, dedi ki: Bize Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bana Haccac, İbn Cüreyc’den rivayet etti; dedi ki: Zührî bana liân ve ondaki sünnet hakkında Sehl b. Sa‘d’ın hadisinden haber verdi: Ensardan bir adam Nebiye gelerek, “Bir adam eşinin yanında başka bir adam bulsa onu öldürür de siz de onu öldürür müsünüz, yoksa ne yapmalıdır?” diye sordu. Bunun üzerine Allah onun hakkında liân yapanların hükmünü indirdi. Allah’ın Resulü, “Allah senin ve eşinin hakkında hükmünü verdi” buyurdu. İkisi liân yaptılar ve ben de buna şahittim. Sonra adam Allah’ın Resulünün yanında kadından ayrıldı. Bundan sonra sünnet, liân yapan eşlerin arasının ayrılması şeklinde devam etti. Kadın hamileydi; adam çocuğu kendisinden kabul etmedi. Bunun üzerine çocuk annesine nispet edilmeye başlandı. Sonra sünnet, çocuğun annesine mirasçı olması ve annesinin de Allah’ın kendisine farz kıldığı payı ondan miras alması şeklinde devam etti. Muhammed b. Sa‘d bana rivayet etti, dedi ki: Bana babam rivayet etti, dedi ki: Bana amcam rivayet etti, dedi ki: Bana babam, babasından, o da İbn Abbas’tan Eşlerine zina isnadında bulunanlar sözünden Eğer yalancılardan ise sözüne kadar rivayet etti; İbn Abbas dedi ki: Erkek beş şahitliği yaptığı zaman her biri diğerinden ayrılmış olur. Kadın hamile ise iddeti çocuğunu doğuruncaya kadardır. İkisinden hiçbirine değnek vurulmaz. Kadın yemin etmezse kendisine had ve recm uygulanır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…