O inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da görmeyecekleri zamanı bilselerdi…
Diyanet Vakfı
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!
Kurtubi Tefsiri
O kâfirler, azap geleceğinde ateşi yüzlerinden, sırtlarından geri çeviremeyecekleri, kendilerine yardım da olunmayacağı zamanı bir bilselerdi.
“O kâfirler… bir bilselerdi.” Buradaki “bilmek” böyle bir bilgi sahibi olmak (marifet) anlamındadır. O bakımdan ikinci bir mef’ûl alması gerekmemektedir. Yüce Allah’ın şu âyetinde olduğu gibi;
“Siz onları bilmezsiniz, Allah onları bilir.” (el-Enfâl, 8/60)
“…se” edatının cevabı hazfedilmiştir. Yani; eğer onlar “azap geleceğinde ateşi yüzlerinden, sırtlarından geri çeviremeyecekleri, kendilerine yardım da olunmayacağı zamanı bir bilselerdi” hiç de tehdit olunduktan o azâbı acele istemezlerdi.
ez-Zeccâc dedi ki: Yani (şartın cevabı:).,, va’din de doğru olduğunu bilirlerdi, demektir.
Anlamın şu olduğu da söylenmiştir: Onlar bunu bilmiş olsalardı, küfür üzere kalmazlar ve mutlaka îman ederlerdi.