Dedi ki: “Hepiniz oradan inin! Birbirinize düşman olarak. Artık size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, ne sapar ne de bedbaht olur.”
Diyanet Vakfı
Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
Kurtubi Tefsiri
Buyurdu ki: “Hepiniz oradan inin. Kiminiz kiminize düşman olacaktır. Benden sîze bir hidâyet geldiğinde, kim Benim hidâyetime uyarsa o hem sapıtmaz, hem bedbaht olmaz.
“Buyurdu ki: Hepiniz oradan” yani cennetten
“inin.” Bu âyetiyle Âdem’e ve İblise hitap etmektedir. Ayrıca İblis’e:
“Küçülmüş, kınanmış ve koğulmuş olarak çık oradan” (el-A’raf, 7/18) dediği de bildirilmiştir. Muhtemeldir ki; o cennetten semada herhangi bir yere çıkartılmış, sonra da yeryüzüne indirilmiştir,
“Kiminiz kiminize düşman olacaktır.” Daha önceden el-Bakara Sûresi’nde (2/36. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Yani sen yılana da, İblis’e de düşman olacağın gibi, onlar da sana düşmandırlar. Bu da yüce Allah’ın: “(İkiniz) inin” âyetinin Âdem ve Havva’ya hitap olmadığını göstermektedir. Çünkü her ikisi karşılıklı olarak birbirine düşman değildiler. Ayrıca Âdem (aleyhisselâm)ın yere indirilmesi, Havva’nın da indirilmesini kapsamıştır.
“Benden size bir hidayet” doğruluk ve doğru bir söz
“geldiğinde” -ki bu da daha önceden el-Bakara Sûresi’nde (2/38, âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.-
“… kim benim hidâyetime” peygamberlere ve kitaplara
“uyarsa o, hem sapıtmaz hem bedbaht olmaz.”
İbn Abbâs: Şanı yüce Allah Kur’ân’ı okuyup içindekilerin gereğince amel eden kimseye dünya hayatında sapıtmamayı, âhirette de bedbaht olmamayı garantilemiştir, diyerek bu âyet-i kerîmeyi okumuştur. Yine ondan nakledildiğine göre o şöyle demiştir: Kim Kur’ân’ı okur, içindekilere uyarsa Allah onu şaşkınlıktan, sapıklıktan kurtarıp hidayete iletir. Kıyâmet gününde de kötü hesaptan onu korur. Sonra da bu âyet-i kerîmeyi okudu.