"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Meryem 93

Göklerde ve yerde kim varsa, hepsi Rahman’a kul olarak gelecektir.

Diyanet Vakfı
Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, kul olarak Rahmana gelecektir.

Kurtubi Tefsiri
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahmân’ın huzuruna ancak kul olarak gelecektir.

“Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahmânın huzuruna ancak kul olarak gelecektir” âyetindeki; edatı nefy edatıdır. Yani göklerde ve yerde bulunanların hepsi başka hiçbir surette değil, kıyâmet gününde sadece Allah’a ubudiyeti ikrar ile ü’nun huzurunda zilletle boyun eğmiş olarak gelecektir. Yüce Allah’ın şu âyetinde dile getirildiği gibi:

“Hepsi de huzuruna küçülmüşler olarak geleceklerdir.” (en-Neml, 27/87) Yani zelil ve alçalmalar olarak, küçülmüşler olarak geleceklerdir. Yani bütün yaratıklar O’nun kuludur. Onlardan herhangi birisi nasıl olur da O’nun evlâdı olabilir? O zâlimlerin ve inkarcıların söylediklerinden alabildiğine yücedir.

“(……..): Gelicidir (gelecektir)” kelimesi hatta “ya” iledir. Aslı itibariyle tenvinlidir, hafifletilmek maksadıyla tenvin hazfedilmiş ve (sonraki er-Rahmân kelimesine) izafe edilmiştir.

2- Çocuk Babasının Kölesi Olabilir mi?:

Bu ayet-i kerîmede çocuğun babasının kölesi olmasının – oğlunu satın alır ve ona matik olur. Kendisi onu azad etmedikçe, ona rağmen çocuğu azad edilmez, diyenlerin aksine- çocuk babasının kölesi olarak mülkiyetine girmeyeceğine delil vardır.

Yüce Allah çocuk sahibi olmak ile mülkiyet arasındaki aykırılığı da açıklamış bulunmaktadır. Buna göre baba herhangi bir tasarruf türü ile oğlunun maliki olursa ona rağmen azad edilir.

Bu âyet-i kerîmeden bu hükme delil çıkarma şekline gelince, yüce Allah evlâd olmayı ve kul olmayı iki zıt konumda zikretmektedir. Birincisini reddederken ötekisini isbat etmektedir. Eğer bu ikisi bir arada bulunabilecek olsaydı, bu sözün delil olabilecek şekilde bir faydası olmazdı. Sahih hadiste de şöyle denilmiştir: “Bir evlâdın babasının hakkını ödemesi ancak onu köle olarak bulması ve sonra onu azad etmesi halinde mümkün olabilir. Müslim, Itk 25; Ebû Dâvûd, Edeb 120; Tirmizî, Birr 8; İbn Mâce, Edeb 1; Müsned, II, 230, 263, 376. 445. Bu hadisi Müslim rivâyet etmiştir.

Baba onun üstündeki mertebesine rağmen oğlunu mülkiyetine alamadığına göre, oğlun babasını mülkiyetine alamaması -bu konuda ondan daha geride olduğundan dolayı- öncelikle söz konusudur.

3- Ortak Olunan Kölenin Azad Edilmesi Halinde Erkek Ya da Kadın Olması Fark Eder mi?:

İshak b. Râheveyh, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)ın; “Her kim bir köledeki ortaklığını azad edecek olursa…” Buhârî, Şirket 5, 14, Itk 5; Müslim, Itk 1, Eymân 47, 48, 51; Ebû Dâvûd, Itak 6; Tirmizî. Ahkâm 14; Nesâî, Duyu’ 105, 106; İbn Mâce, Itk 7; Müsned, I, 56, II, 15, 112. âyetinin te’vili ile ilgili olarak şu kanaati ileri sürmüştür: Maksat yalnızca erkek köleler olup dişi köleler söz konusu edilmemiştir, o bakımdan bir kimse dişi köledeki ortaklığını azad edecek olursa bu geri kalan kısmı da azad edilmek suretiyle tamamen hürriyetine kavuşturulmaz.

Ancak bu görüş selefin de, ondan sonrakilerin Cumhûrunun kabul ettiği görüşün aksinedir. Çünkü onlar erkek ile dişi arassnda (bu konuda) fark gözetmezler, Çünkü kul (abd) lâfzı ile cinsi kastedilmektedir. Nitekim yüce Allah; “Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahmân in huturuna ancak kul olarak gelecektir” diye buyurmuştur. İşte bu, kesin olarak erkek olsun, dişi olsun kölelerin tümünü ifade eder. İshak’ın dayandığı delil ise (Arapçada) dişi köle için “abde” lâfzının kullanıldığının nakledilmiş olmasıdır.

4- Burada Hatırlatılması Uygun Bir Hadîs-i şerîf:

Buhârî, Ebû Hüreyre’den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Şanı yüce ve mübarek Allah buyuruyor ki: Âdemoğlu, Beni yalanladı. Ancak, Beni yalanlamak ona yakışmaz. Bana dil uzattı, ancak onun böyle bir şey yapması ona yakışmaz. Onun, Beni yalanlaması O, beni ilkin yarattığı gibi tekrar yaratmayacaktır. Mahlukatı ilkin yaratmış olması onu tekrar iade etmekliğimden Benim için daha kolay değildir, iddiasında bulunmasıdır. Bana dil uzatmasına gelince; onun Allah evlâd edindi, demesidir. Halbuki Ben, Ehad’im (bir ve tekim), Samed’im (herkesin ihtiyacım gören, hiç kimseye muhtaç olmayanım), doğmadım, doğrulmadım ve hiç kimse Benim eşim ve dengim değildir. ” Buhârî, Tefsir 2. sûre 8, 112. sûre I, 2; Nesâî, Cenâiz 117; Müsned, II, 317, 350, 394 Bu hadis daha önceden el-Bakara Sûresi’nde (2/116. âyet, 2. başlıkta İbn Abbâs’tan yakın lâfızlarla) ve başka yerlerde geçmiş bulunmaktadır. Böyle bir yerde bunu tekrarlamak gerçekten uygun düşmemektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/meryem-92/,https://kutsalayet.de/meryem-94/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız