Sonra biz, ona kimlerin girmeye daha layık olduğunu daha iyi biliriz.
Diyanet Vakfı
Sonra, orayı boylamaya daha çok müstahak olanları elbette biz daha iyi biliriz.
Kurtubi Tefsiri
Hem oraya atılmaya kimlerin daha lâyık olduğunu da en iyi Biz biliriz.
“Hem oraya atılmaya kimlerin daha lâyık olduğunu” kimlerin cehennem ateşine girmeyi hakettiğini
“da en iyi Biz biliriz.”
“Girdi, girer, girmek” denilir. Bu (fiil olarak, binası itibariyle): Geçip gitti…” ile; “Yukarıdan aşağı düştü” fiillerine benzemektedir.
el-Cevherî dedi ki: Bir kimseyi ateşe koyup, orada bırakmayı anlatmak üzere; denilir. Yine bir kimseyi, onu yakmak maksİsmi ile ateşe bırakma halini anlatmak üzere de “elif” ile; denilir.
Yüce Allah’ın:
“Ve alevli ateşe atılacaktır.” (el-İnşikak, 84/12) âyeti; şeklinde de (“larn” harfi şeddeli ve “ya” harfi ötreli “sad” harfi de üstün olarak) okunmuştur. Bunu (“lâm” harfini) şeddesiz olarak okunmasına göre ise fiil” Filân kigi ateşte yandı” kullanımından gelmektedir. Bu âyet-i kerîmede; “Atüma” kelimesinin “sad” harfinin ötreli okunması bu kabildendir. el-Accâc dedi ki:
“Allah’a yemin ol sun ki; eğer ateşte yanmayacak olsaydık…”
Yine bir işin aşırı şiddetli sıcak olduğunu anlatmak için de; denilir. et-Tuhavî’nin şu beyti böyledir:
“Kahramanlıkları bitip tükenmez onların, isterse
Ardı arkasına Savaşın şiddet ve sıkıntılarını çekmiş olsunlar.”
ile ateşin hararetiyle ısındım demektir. Ebû Zeyd dedi ki:
“Ve ben onların Savaşlarının sıcaklığıyla ısındım.
Neredeyse donacak kimsenin aşırı soğuktan ısındığı gibi.”
Karşı konulamayacak kadar kahraman bir kimseyi nitelendirmek üzere de; Lafzî anlamıyla-: Filânın ateşiyle ısınılmaz, denilir,