Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Ve Rabbi katında hoşnut olunandı.
Diyanet Vakfı
Halkına namazı ve zekatı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Kurtubi Tefsiri
O, ehline namazı ve zekâtı emrederdi. Ve o Rabbi katında makbul bir kimse idi.
6- İsmail (aleyhisselâm)ın Ümmetine Emirleri:
“O ehline” el-Hasen’in dediğine göre ümmetine
“…emrederdi.” İbn Mes’ûd’un rivâyetinde; “O ehline (yani) Curhumlulara ve çocuklarına namazı ve zekâtı emrederdi” şeklindedir.
“O, Rabbi katında makbul bir kimse idi.” Yani kendisinden hoşnud olunan tertemiz ve salih bir kimseydi.
el-Kisaî ve el-Ferrâ’ dediler ki: “Makbul, razı olunmuş kimse” şeklinde kullananlar bunu; “Razı oldum” fiilinden getirerek bina ederler. Yine derler ki: Hicazlılar -aynı anlamda olmak üzere-: “Makbul, razı olunmuş” derler.
Yine el-Kisaî ve el-Ferrâ’ şöyle demişlerdir: Araplar arasında (tesniye olmak üzere):diyenleri de diyenleri de vardır. Birinci tesniye şekli; den, ikinci tesniye şekli ise; den gelmektedir. Basralılar ise ancak; “İki razı oluş” ve “İki artış” demeyi uygun görürler.
Ebû Cafer en-Nehhâs dedi ki: Ben Ebû İshak ez-Zeccâc’ı şöyle derken dinledim: Onlar yazıda hata ederek “ribâ” kelimesini “ya” ile yazarlar. Bundan daha ağır olmak üzere ikinci bir hata daha işleyerek (tesniyesini); diye yazarlar. Halbuki bu kelimenin tesniyesi ancak şeklinde gelir. “Rıza” kelimesinin tesniyesinin; şeklinde geldiği gibi. Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır:
“İnsanların malları arasında artış göstersin diye verdiğiniz herhangi bir faiz. (riba)..” (er-Rûm, 30/39)