O gün onları bırakırız, birbirleriyle dalga dalga çarpışırlar. Sur’a üflenir ve hepsini bir araya toplarız.
Diyanet Vakfı
O gün (kıyamet gününde bakarsın ki) biz onları, birbirine çarparak çalkalanır bir halde bırakmışızdır; Sura da üfürülmüş, böylece onları bütünüyle bir araya getirmişizdir.
Kurtubi Tefsiri
O gün onları birbiri içine dalgalanır bir halde bırakmışızdır. Sûr’a da üfürülmüş olacaktır. Bu suretle hepsini toplayacağız.
“O gün onları birbiri içine dalgalanır bir halde bırakmışızdır” âyetinde
“bırakmışızdır” daki zamir yüce Allah’a aittir. Yani Biz kıyâmet gününde cinleri ve insanları birbiri içine dalga dalga karışacak halde bırakırız.
Şöyle de açıklanmıştır: Biz o gün yani Şeddin (süresinin) tamamlanacağı vakitte Ye’cûc ile Me’cûc’u birbiri içine dalgalanır halde bırakacağız.
Burada “dalgalanma” tabiri, herhangi bir keder ya da korkudan dolayı aklı başından gitmiş, hayret içerisinde ve biri diğerinin içine karışmış olduğu halde gidip gelmelerini anlatmak maksadıyla kullanılan bir istiaredir. Bununla kendilerini birbirine karışan deniz dalgalarına benzetmektedir.
Bir başka açıklamaya göre; Bizler Şeddin açılacağı gün Ye’cûc ile Me’cûc’u dünyada çoklukları dolayısıyla birbirine karışmış halde bırakacağız.
Derim ki: Bunlar üç ayrı görüştür. En kuvvetlileri ortadaki görüştür. En uzak ihtimalde olanı sonuncusudur. Birinci görüş de güzel bir görüştür. Çünkü yüce Allah’ın:
“Rabbinin va’di gelince” âyetinin te’vilinde kıyâmetin söz konusu olduğuna dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.
“Sûr’a da üfürülmüş olacaktır” âyeti ile ilgili açıklamalar daha önceden el-En’âm Sûresi’nde (6/73. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
“Bu suretle hepsini” yani cinleri ve insanları kıyâmetin Arasat’ında
“toplayacağız.”.