Allah, gökleri, gördüğünüz bir direk olmaksızın yükseltti. Sonra Arş üzerine istiva etti. Güneşi ve ayı boyun eğdirdi. Her biri belirli bir süreye kadar akar. Emri düzenler, ayetleri açıklar. Belki Rabbinize kavuşmaya kesin olarak inanırsınız.
Diyanet Vakfı
Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arşa istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allahtır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.
Kurtubi Tefsiri
Allah, O’dur ki gökleri gördüğünüz şekilde direksiz yükseltmiştir. Sonra Arş üzerinde istiva etmiştir. Güneşe de, aya da emrine boyun eğdirmiştir. Herbiri belirli bir süreye kadar akıp gider. Her işi yerli yerince düzenler, âyetleri uzun uzadıya açıklar. Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız diye.
“Allah, O’dur ki gökleri gördüğünüz şekilde direksiz yükseltmiştir…” âyeti ile yüce Allah, bu Kur’ân’ın hak olduğunu beyan ettikten sonra onu indirenin de kudretinin kemal derecesinde olduğunu beyan etmektedir. O halde siz O’nun kudretinin kemalini tanıyabilmek için, O’nun yarattıklarına ibretle bakınız. Bu anlamdaki açıklamalar daha önceden geçmiş bulunmaktadır.
Beyit, sıfatlar arasına “vav’ getirilmesine şahit olduğundan, tercümede de buna dikkat edilmiştir. Buhârî, Enbiyâ 19, Tefsir 12. sûre 6, Ayrıca bk. Tefsir 2. sûre, 38.
“Gördüğünüz şekilde direksiz” anlamındaki âyet ile ilgili iki görüş vardır. Birincisine göre; bu gökler sizin de onu gördüğünüz şekilde direksiz olarak yükseltilmiştir. Bu açıklamayı Katâde, İyas b. Muaviye ve başkaları yapmıştır. İkinci görüşe göre ise; bu göklerin direkleri olmakla birlikte, biz bu direkleri göremiyoruz.
İbn Abbâs der ki: Bu göklerin Kaf dağı üzerinde direkleri vardır. Bu görüşe binaen şöyle demek de mümkündür: Direklerden kasıt gökleri ve yeri kendisiyle tuttuğu kudretidir ve biz O’nun kudretini göremeyiz. Bu açıklamayı da ez-Zeccâc nakletmiştir. Yine İbn Abbâs, bu direk mü’minin tevhididir demektedir. Göğe kâfirin küfründen dolayı parçalanmaya yüz tutması üzerine direkler konulmuştur. Bu açıklamayı da el-Gaznevî nakletmektedir. Direkler, kelimesi; ın çoğuludur. Şair Nâbiğa der ki:
“(Ve Allah Hazret-i Süleyman’a şöyle de demişti:) Ve cinleri emrine müsahhar kıl, çünkü
Ben onlara izin verdim; Tedmür’ü oldukça enli, ince taşlarla ve direklerle bina etmelerine,”
“Sonra Arş üzerinde istiva etmiştir.” Buna dair açıklamalar daha önceden (el-A’raf, 7/54. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
“Güneşe de, aya da emrine boyun eğdirmiştir.” Yani yarattıklarının faydalarına ve kullarının maslahatına olmak üzere her ikisine de boyun eğdirmiştir. Esasen herbir yaratığa yaratıcının emrine boyun eğdirilmiştir.
“Herbiri belirli bir süreye kadar akıp gider.” Sözü geçen
“belirli süre” dünyanın yok olması ve Kıyâmetin kopması vaktidir. Orada güneş tortop edilecek, ay söndürülecek, yıldızlar karartılacak ve gezegenler darmadağın olacak,
İbn Abbâs der ki: Yüce Allah burada “belirli bir süre” ile bunların ulaştıkları ve aşmaları söz konusu olmayan derece ve menzillerini kastetmektedir. “Belirli bir süre”nin ayın yörüngesini bir ayda, güneşin de yörüngesini bir senede dolaşması anlamında olduğu da söylenmiştir.
“Her İşi yerli yerince düzenler.” Yani dilediği şekilde onu yapar.
“Âyetleri uzun uzadıya açıklar.” Bu şu demektir; Bütün bunları yapmaya kadir olan öldükten sonra tekrar diriltmeye de kadir olandır. İşte bundan dolayı:
“Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız diye” diye buyurmaktadır.