Onlar için dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise elbette daha çetindir. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Lehum (onlar için) ‘azâbun (azap vardır) fî (içinde) el-hayâti (hayatın) ed-dunyâ (dünya). Ve le-‘azâbu (ve elbette azabı) el-âhireti (ahiretin) eşakku (daha şiddetlidir). Ve mâ (ve yoktur) lehum (onlar için) min (karşı) Allâhi (Allah’a) min (herhangi bir) vâkin (koruyucu).
Mukatil Tefsiri
Onlar için dünya hayatında bir azap vardır, yani Bedir’de öldürülmek vardır. Ahiret azabı ise Bedir’de öldürülmekten, meleklerin yüzlerine ve arkalarına vurmalarından ve ruhlarının hemen ateşe götürülmesinden daha ağırdır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur, yani azabı onlardan koruyacak hiç kimse yoktur.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Bu surede sıfatlarını anlattığı bu kâfirler için dünya hayatında öldürülme, esir edilme ve Allah’ın kendilerine isabet ettirdiği afetlerle bir azap vardır. Ahiret azabı ise elbette daha çetindir, yani Allah’ın onları ahiret yurdunda azaba uğratması, onları dünyada azaba uğratmasından daha şiddetli ve daha çetindir; buradaki daha çetin sözü, meşakkat kökünden gelen üstünlük bildiren bir kelimedir. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur sözü hakkında Yüce Allah şöyle buyuruyor: Allah kendilerine azap ettiğinde, bu kâfirleri Allah’ın azabından koruyacak hiçbir kimse yoktur; ne yakın bir dost, ne veli ne de yardımcı vardır. Çünkü celâli yüce olan Allah’a karşı hiç kimse mücadele edip O’nu mağlup edemez ve böylece bir kimseyi zorla O’nun azabından kurtaramaz; O’nun katında hiç kimse O’nun izni olmaksızın şefaat edemez ve Allah, Kendisine iman etmeyip küfründen tövbe etmeden küfür üzere ölen kimse hakkında hiç kimseye şefaat izni vermez.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…