"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hud 83

Rabbinin katında işaretlenmiş. O taşlar zalimlerden uzak değildir.

Diyanet Vakfı
(O taşlar:) Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.

Kurtubi Tefsiri
Rabbinin yanında hep İşaretlenmişlerdi. Bu, zâlimlerden uzak değildir.

“Rabbinin katında hep işaretlenmişlerdi” alâmetlendirilmişlerdi. ” mühürü andıran işaretler vardı.

Şöyle de açıklanmıştır: Herbir taşın üzerinde isabet ettiği şalısın ismi yazılı idi. Bu taşlar yeryüzündeki taşlara benzemiyordu, el-Ferrâ’ da derki: Bu taşların beyaza çalan siyah ve kırmızı çizgilerle alametli olduğunu iddia etmislerdir. İşte taşların İşaretlenmiş olmaları bu imiş. Ka’b da der ki: Bu taşlar beyaz ve kırmızı renk ile alâmetli idiler. Şair de der ki:

“O Allah’ın kendisine güzellik verdiği genç bir delikanlıdır

Ve ona bakanın sevince gark olduğu bir siması vardır.”

“Hep işaretlenmişlerdi.” ifadesi taşların sıfatlarındandır. Buna karşılık “pişirilmiş” ifadesi ise “balçık’ın sıfatıdır.

Yüce Allah’ın:

“Rabbinin katında” âyeti bu taşların yeryüzü taşlarından olmadığına delildir. Bu açıklamayı el-Hasen yapmıştır.

“Bu, zâlimlerden uzak değildir.” Lût kavmini kastetmektedir. Yani bu taşlar zâlimlere isabet etti, onlardan uzağa düşmedi. Mücahid de şöyle demiştir: Bu âyetle yüce Allah Kureyşlileri korkutmaktadır. Yani bu taşlar, ey Muhammed, senin kavminin zâlimlerinden uzakta değildir.

Katade ve İkrime de şöyle demişlerdir: Bununla, bu ümmetin zâlimlerini kastetmektedir. Allah’a yemin ederim ki, bundan sonra Allah hiçbir zalimi bu taşlardan himaye altına almış değildir.

Rivâyete göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin sonları arasında erkekleri erkeklerle, kadınları da kadınlarla yetinen kimseler olacaktır. Eğer böyle bir şey olursa o takdirde onlar için Lût kavminin azabını, Allah’ın üzerlerine pişmiş çamurdan taş yağdırma azabını gözetleyiniz,” Daha sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüce Allah’ın:

“Bu zâlimlerden uzak değildir.” âyetini okudu. Bu ve bundan sonraki rivâyete mana itibariyle yakın bir rivâyet, Hatib el-Bağdâdi ile İbn Asâkir’e atfen, Kenzu’l-Ummâl, XIV, 226 no: 38500de geçmekte; ancak ravilerinden ikisinin metruk raviler olduğu belirtilmektedir. (Kurtubî, Daru’l-Hadis baskısı, IX, 87. not 8).

Hazret-i Peygamberden gelen bir başka rivâyette de şöyle buyurulmaktadır: “Bu ümmet kadınlara arkalarından yaklaşmayı helal kabul edecekleri gibi, erkeklere de arkadan yaklaşmayı helâl ‘kabul edecek hale gelmedikçe gece ve gündüz bitmeyecektir (dünyanın sonu gelmeyecektir). O zaman bu ümmetten bir takım kimselere Rabbinden taşlar isabet edecektir.”

Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Bu şehirler zâlimlerden uzak yerlerde değildir. Bu şehirler Şam ile Medine arasında bir yerdedir. “Uzak” anlamındaki kelimenin müzekker olarak gelmesi de “uzak bir yerde” anlamındadır.

Yağdırılan taşlar ile ilgili olarak da iki görüş vardır: Bir görüşe göre bu taşlar Hazret-i Cebrâîl şehirleri yükselttiğinde şehirler üzerine yağdırılmıştı, diğer bir görüşe göre bu taşlar şehir ahalisinden olup o şehirin dışında bulunan ve şehirde olmayan kimseler üzerine yağdırılmıştır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hud-82/,https://kutsalayet.de/hud-84/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız