"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hud 84

Medyen halkına kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Ölçü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizin için iyi durumda olduğunuzu görüyorum. Fakat kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Diyanet Vakfı
Medyene de kardeşleri Şuaybı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allaha kulluk edin! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Kurtubi Tefsiri
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Ondan başka hiçbir İlâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sîzi gerçekten bir hayır içinde görüyorum ve ben sizin için çepeçevre kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”

“Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı” peygamber olarak gönderdik. Medyen, Hazret-i Şuayb’ın kavmidir. Onlara bu ismin verilişi hususunda iki görüş vardır. Birincisine göre Medyenliler İbrahim’in oğlu Medyen’in soyundan gelenlerdir. O bakımdan Medyenoğulları kastıyla, Medyen denilmiştir. Mudaroğulları kastedilerek, Mudar denilmesi gibi. ikinci görüşe göre Medyen şehirlerinin adıdır, o şehre nisbet edilerek anılmışlardır.

en-Nehhâs der ki:

“Medyen” kelimesi munsarıf değildir. Çünkü bir şehir ismidir. Bu anlamdaki açıklamalar daha geniş bir şekilde el-A’raf Sûresi’nde (7/85-87. âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

“Dedi ki; Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Ondan başka hiçbir ilahınız yoktur” âyetinin benzeri (Hûd, 11/61’de) az önce geçti.

“Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın.” Medyenliler kâfir olmakla birlikte, ölçü ve tartıyı eksik yapan kimselerdi. Yiyecek satmak üzere onlara gelen birisi oldu mu onu fazla ölçekle alırlardı. Ona bir şey verecek olurlarsa, ellerinden geldiği kadar ona fazla vermemeye çalışırlar, hatta zulüm dahi ederlerdi. Onlardan bir kimse yiyecek (buğday) almak üzere geldi mi, ona eksik ölçekle satarlardı ve ellerinden geldiği kadar da ona az vermeye çalışırlardı. Şirkten vazgeçerek, îman etmeleri ve eksik ölçüp tartmak yasak edilerek tam ölçüp vermeleri emrolundu.

“Ben sizi gerçekten bir hayır” yani geniş bir rızık ve pek çok nimetler içerisinde el-Hasen der ki: Fiyatları oldukça ucuzdu, demiştir-

“görüyorum ve ben sizin için çepeçevre kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”

Burada günü kuşatıcı olmakla nitelendirilmekte birlikte, o günün onları kuşatıcı olduğunu anlatmak istemiştir. Çünkü azâb günü onları kuşatacak olursa, azâb onların etrafını çevirmiş demek olur. Mesela sıcağı şiddetti kastıyla, şiddetli bir gün demek gibi.

Onlara gelen bu azâbın ne olduğu hususunda farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre bu, âhiretteki ateş azabıdır. Bir diğer görüşe göre dünyada topluca helâk edilme azabıdır. Bunun fiyatların pahalılaşması şeklinde olduğu da söylenmiştir. Bu anlamda bir açıklama İbn Abbâs’tan rivâyet edilmiştir.

Hadîs-i şerîfte de Hazret-i Peygamber’den şöyle buyurduğu nakledilmektedir: “Bir kavim ölçü ve tartılarda açıkça eksiklik yapmaya başladı mı mutlaka Allah da onlara kıtlık ve pahalılık belâsını verir,” Abdullah b. Ömer’in rivâyet ettiği ümmetin mübtelâ olacağı bir takım hususlar ile bunlara karşılık görecekleri cezaları bildiren hadisin bir bölümü şöyledir: …eksik ölçüp tarttıkları taktirde mutlaka kıtlık, geçim zorluğu ve sultanın (yöneticilerin) onlara zulmü musibeti ile karşı karşıya bırakılırlar.”İbn Mâce, Fiten 22 Bu hadis daha önceden de geçmiş bulunmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hud-83/,https://kutsalayet.de/hud-85/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız