"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hud 77

Elçilerimiz Lut’a geldiğinde onlardan dolayı sıkıldı, içi daraldı. Dedi ki: Bu, çetin bir gündür.

Diyanet Vakfı
Elçilerimiz Luta gelince, (Lut) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da «Bu, çetin bir gündür» dedi.

Kurtubi Tefsiri
Elçilerimiz Lût’a geldikleri vakit, o bunlar yüzünden kaygıya düştü; onlar sebebiyle göğsü daraldı ve: “İşte bu çok zor bir gündür” dedi.

“Elçilerimiz Lüt’a geldikleri vakit o bunlar yüzünden kaygıya düştü.” Melekler Hazret-i İbrahim’in yanından çıkıp gittiklerinde -Hazret-i İbrahim’in bulunduğu yer ile Hazret-i Lût’un kasabası arasında dört fersahlık bir mesafe vardı- su almak isteyen Hazret-i Lût’un iki kızı melekleri gördüler ve bunların oldukça güzel bir görünüşe sahib olduklarım farkettiler. Bunlara: Sizin durumunuz nedir ve nerden geliyorsunuz? diye sordular. Melekler: Filan yerden geliyoruz ve şu sehire gitmek istiyoruz, dediler. Hazret-i Lût’un kızları; O şehrin halkı hayasızlık işleyen kimselerdir, dediler. Bu sefer melekler, peki o şehirde bizi misafir edecek kimse var mı? diye sorunca, kızlan var dediler. Şu yaşlı adam diyerek, Hazret-i Lût’u işaret ettiler. Hazret-i Lût onların kılık kıyafetlerini görünce kavminin bunlara kötülük yapacağından korktu ve;

“O bunlar yükünden kaygıya düştü.” Yani onların gelişlerinden hoşlanmadı.

Hoşlanmadı, hoşlanmaz” fiili lâzımı (geçişsizedir. Aynı şekilde; “O’ndan hoşlanmadı, hoşlanmaz” seklinde müteaddi (geçişli) de olur. Arzu edilirse (mazi fiilinde) “sin” harfi öfreli de okunabilir, çünkü aslı ötredirve bu kelimenin aslı “Onlardan dolayı hoşlanmadı” şeklinde; den gelmekte olup “vav”ın harekesi “sin”e verildikten son ra “vav” harfi de “ya” harfine kalbedilmiştir. Şayet hemze hafif okunarak harekesi “ya”ya verilecek olur ise hemzesiz olarak diye okunur. Şaz bir söyleyiş olarak da (“ya” harfi’) şeddeli de okunur.

“Onlar sebebiyle göğsü daraldı.” Onların gelişlerinden ötürü içine bir sıkıntı düştü ve bu işten hoşlanmadı. Takati kalmadı ve kendisini sıkıntı bastı, diye de açıklanmıştır. Bu kelimenin aslı, devenin atabildiği kadar geniş adımlan ile ileriye doğru yürümekten alınmadır. İşte adımını atabildiğinden daha fazlasına zorlanacak olursa, bunu yapamaz, daralır ve buna güç yetiremeyerek boynunu ileriye doğru uzatır. Buna göre; “Kulacın daralması” (şeklinde kelime anlamlı tabir), güç yetirememek, sıkılmak anlamında bir tabirdir.

Bu tabirin, kişinin kusmasını önleyememesi anlamındaki; den geldiği de söylenmiştir. Yani o, hoşuna gitmeyen bir işi içinde saklamakta güçlük çekti; onların güzelliklerini görünce kavminin de aşıklığını bildiğinden ötürü bundan rahatsız oldu, sıkıldı. “Ve: İşte bu çok zor bir gündür, dedi.” Kötülükleri itibariyle zorlu bir gündür. Şair der ki:

“Ve şüphesiz ki sen Bekr b. Vâil (kabilesin)i razı etmeyecek olursan

(Onların yüzünden) sen Irak’ta çok zorlu bir günle karşılaşırsın.”

Bir başka şair de şöyle demektedir.

“Bu öyle zorlu bir gündür ki, kahramanları bile üstüste zorlar durur,

Çok güçlü bir kimsenin palamut ağacı dallarını üstüste koyup zorluca kendisine çekmesi gibi.”

Teksîr (çokluk) anlamını vermek üzere de; denilir. Yari hoş olmayan ve şerrin bir arada toplandığı gün, yer demektir. Kötülükle dolup taşmayı diye ifade ederler. İşte söz birliği etmiş, kendi aralarında ittifak etmiş kimselere; denilmesi de buradan gelmektedir. Kişinin asabesi ise, onunla aynı nesebi paylaşan kimseler demektir. Filan için taassub gösterdim, tabiri ise ben onun bir asabesiymişim gibi oldum demektir. “Ma’sûb kişi”de hilkati güzel, tam kişi demektir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hud-76/,https://kutsalayet.de/hud-78/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız