"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hud 34

“Ben size öğüt vermek istesem bile, Allah sizi saptırmak istiyorsa, öğüdüm size fayda vermez. O sizin Rabbinizdir. Ve O’na döndürüleceksiniz.”

Diyanet Vakfı
Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez. (Çünkü) O sizin Rabbinizdir. Ve (nihayet) Ona döndürüleceksiniz.»

Kurtubi Tefsiri
“Eğer Allah sizi saptırmak isterse, ben size öğüt vermek İstesem bile bu öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve nihayet ancak O’na döndürüleceksiniz.”

“Eğer Allah sizi saptırmak” dalâlette bırakmak

“isterse, ben size öğüt vermek istesem bile bu öğüdüm” benini size tebliğim ve îman etmeniz için gayret göstermem

“size fayda vermez.” Çünkü sîz öğüt kabul etmiyorsunuz.

Öğüt (nush)un sözlük anlamına dair açıklamalar daha Önce et-Tevbe Sûresi’nde (9/91-92. âyet, 2. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

“Eğer Allah sizi saptırmak İsterse” ifadesi Mutezile, Kaderiyye ve onlara uygun kanaat belirtenlerin görüşlerinin bâtıl olduğunu ortaya koyan delillerdendir. Çünkü onlar yüce Allah’ın isyankarın isyan etmesini, kâfirin de küfre sapmasını, azgın ve sapığın azıp sapmasını irade etmediğini, kulun bunları yapmakla birlikte Allah’ın bunları iradesiyle istemediğini iddia etmişlerdir. İşte yüce Allah:

“Eğer Allah sizi saptırmak isterse” âyeti ile onların bu kanaatlerini reddetmektedir. Bu türden açıklamalar daha önce el-Fâtiha Sûresi’nde (4. bölüm, 31. başlıkta) ve başka yerlerde (mesela, Al-i İmrân, 3/8. âyet, 1. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. Böylelikle onlar A’raf Sûresi’nde yüce Allah’ın:

“Beni azgınlığa İttiğin için…” (el-A’raf, 7/16) âyetinde ifade ettiği azdırması hususunu açıklarken belirttiğimiz gibi lanetli hoçalan İblis’i de yalanlamış oldular. İşte bu yanlış görüş sahiplerinin Nûh (aleyhisselâm)ın:

“Eğer Allah sizi saptırmak isterse…” âyetinden kendilerini kurtarmalarına imkan yoktur. Çünkü bu âyette onların saptırılıp azdırılmaları şanı yüce Allah’a İzafe edilmektedir. Çünkü hidayete ileten de, saptıran da O’dur. O, inkarcı ve zâlimlerin söylediklerinden oldukça yüce ve büyüktür.

“sizi saptırmak…” âyetinin sizi helâk etmek anlamına geldiği de söylenmiştir. Çünkü sapıklık sonunda helake götürür. Taberî ise bunu azabıyla sizi helâk etmek isterse… diye açıklamıştır. Tayy kabilesinden; Filan kişi hastalandı” diye bu kelimeyi kullandıklarını ve; un onu helâk ettim, anlamına geldiği de nakledilmiştir. Yüce Allah’ın:

“İşte onlar gayy ile karşılaşacaklardır (helâk olacaklardır).” (Meryem, 19/59) âyeti da buradan gelmektedir.

“O sizin Rabbinizdir” yani sapıklığa götüren ve azdıran da O’dur, hidayete ileten de O’dur.

“Ve nihayet ancak O’na döndürüleceksiniz” âyeti da bir tehdittir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hud-33/,https://kutsalayet.de/hud-35/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız