Her ümmet için bir peygamber vardır. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adaletle hükmedilir, onlara zulmedilmez.
Diyanet Vakfı
Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.
Kurtubi Tefsiri
Her ümmetin bir peygamberi vardır. Rasûlleri geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Yüce Allah’ın:
“Her ümmetin bir peygamberi vardır. Rasûlleri geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir” âyetinin anlamı şudur: Her bir ümmetin kendilerine karşı şahidlik edecek bir peygamberi vardır. Kıyâmet gününde peygamberleri geldiğinde aralarında hüküm verilecektir. Yüce Allah’ın:
“Her ümmetten birer şahid getirip de… halleri nice olur” (en-Nisa, 4/41) âyetinde olduğu gibi.
İbn Abbâs der ki: Yarın kâfirler, kendilerine peygamberlerin gelişini İnkâr edecekler. Bunun üzerine peygamber getirilerek: Ben size Rabbimin risaletini tebliğ ettim, diyecektir. İşte o vakit haklarında azap edilmeleri hükmü verilecektir. Buna delil de, yüce Allah’ın: “Peygamberde size karşı şahid olsun diye…” (el-Bakara, 2/143) âyetidir.
Âyetin anlamı şöyle de olabilir: Onlar, dünya hayatında kendilerine bir peygamber gönderilmedikçe azaba uğratılmazlar, Îman eden umduğunu elde eder ve kurtulur, îman etmeyen ise helâk olur ve azap edilir. Buna delil de yüce Allah’ın:
“Biz bir peygamber göndermedikçe azap ediciler değiliz” (el-İsrâ, 17/15) âyetidir.
Âyet-i kerimede geçen “el-Kıst” adalet demektir.
“Ve onlara zulmedilmez” yani, günahları olmaksızın onlara azap edilmez, onlara karşı delil getirilmeksizin de sorumlu tutulmazlar.