"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Tevbe 43

Allah seni affetsin; doğruları sana belli olup yalancıları da bilinceye kadar niçin onlara izin verdin?

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Afallâhu (Allah affetsin) anke (seni). Lime (niçin) ezinte (izin verdin) lehum (onlara) hattâ (nihayet) yetebeyyene (açığa çıkıncaya kadar) leke (senin için) ellezîne (o kimseler ki) sadekû (doğru söylediler) ve ta’leme (ve bilinceye kadar) el-kâzibîn (yalancıları).

Mukatil Tefsiri
Sonra Nebi’ye Allah seni affetti, oturup kalmaları, yani geride kalmaları hususunda onlara neden izin verdin; sözlerinde doğru söyleyenler, yani mazeret sahipleri sana belli oluncaya kadar, bunlardan biri iri yapılı olan Mikdâd b. Esved el-Kindî idi ve yalancıları, yani güçleri bulunmadığını söyleyenleri bilinceye kadar neden onlara izin verdin buyurdu.

Taberi Tefsiri
Bu, Yüce Allah’ın, Rumlarla savaşmak üzere Tebük’e çıktığında münafıklardan kendisinden geri kalmak için izin isteyen kimselere izin vermesi sebebiyle Nebisini kınadığı bir hitaptır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, bu münafıklar seninle birlikte çıkmamak ve senden geri kalmak için senden izin istediklerinde, hangisinin doğru söylediğini ve hangisinin yalan söylediğini bilmeden önce onlara izin vermen sebebiyle Allah seni affetsin. Niçin onlara izin verdin; yani hangi sebeple onlara izin verdin? Doğruları sana belli olup yalancıları da bilinceye kadar; yani sana eğer gücümüz yetseydi seninle birlikte çıkardık diyenler arasından geri kalmak için gerçekten mazereti bulunan kimseyi ve mazereti bulunmayan kimseyi ayırt edinceye kadar onlara geri kalma izni vermemen gerekirdi; böylece izin verdiğin kimseye onun mazeretini bilerek izin verir, içlerinden nifak ve Allah’ın dini hakkındaki şüphe sebebiyle geri kalan yalancıyı da tanırdın. Tefsir ehli de bu hususta bizim söylediğimize benzer şeyler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Muhammed b. Amr bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Âsım bize rivayet etti, dedi ki: Îsâ bize İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücâhid’den Allah seni affetsin, niçin onlara izin verdin sözü hakkında şöyle rivayet etti: Bazı kimseler kendi aralarında Allah Resulünden izin isteyin; size izin verirse oturun, izin vermezse yine oturun dediler. Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den Allah seni affetsin, doğruları sana belli olup yalancıları bilinceye kadar niçin onlara izin verdin ayeti hakkında şöyle rivayet etti: Allah onu işittiğiniz üzere kınadı; sonra Nûr Suresi’nde onların bazı işleri için senden izin istediklerinde içlerinden dilediğine izin ver ayetini indirdi (Nûr 62) ve böylece bu hususta ona ruhsat verdi. Hâris bana rivayet etti, dedi ki: Abdülazîz bize rivayet etti, dedi ki: Süfyân b. Uyeyne bize Amr b. Dînâr’dan, o da Amr b. Meymûn el-Evdî’den şöyle rivayet etti: Allah Resulü iki işi, kendisine bu hususta bir emir verilmeden yaptı: Münafıklara izin vermesi ve esirlerden fidye alması. Bunun üzerine Allah seni affetsin, niçin onlara izin verdin ayetini indirdi (Tevbe 43). İbn Vekî bize rivayet etti, dedi ki: Ubeyd b. Süleyman bize rivayet etti, dedi ki: Saîd b. Ebû Arûbe’ye okudum; o da Katâde’den bunu böyle işittiğini söyledi: Allah seni affetsin, niçin onlara izin verdin ayeti. Daha sonra Allah Nûr Suresi’nde onların bazı işleri için senden izin istediklerinde içlerinden dilediğine izin ver ayetini indirdi (Nûr 62). Sâlih b. Mismâr bize rivayet etti, dedi ki: Nadr b. Şümeyl bize rivayet etti, dedi ki: Mûsâ b. Mervân bize haber verdi, dedi ki: Müverrik’e Allah seni affetsin sözü hakkında sordum. O, Rabbi onu kınadı dedi.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/tevbe-42/,https://kutsalayet.de/tevbe-44/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız