"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Enfal 70

Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ya eyyuhen nebiyyu (ey peygamber) kul limen fi eydikum minel esra (elinizdeki esirlere de ki) in ya’lemillahu fi kulubikum hayran (Allah kalplerinizde bir hayır bilirse) yu’tikum hayran mimma uhize minkum (sizden alınandan daha hayırlısını size verir) ve yagfir lekum (ve sizi bağışlar) vallahu gafurun rahim (Allah bağışlayandır merhamet edendir)

Mukatil Tefsiri
Peygamber, Abbâs’ın iki yeğenine de emretti, onlar da Müslüman oldular. İşte onlar hakkında şu ayet indi: Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki; yani Abbâs’a ve iki yeğenine: Allah kalplerinizde bir hayır bulunduğunu bilirse; yani iman bulunduğunu bilirse. Nitekim Allah onlara bir hayır vermeyecektir (Hûd 31) buyruğunda da hayırdan maksat imandır. Bu, Hûd sûresindedir. Sizden fidye olarak alınandan daha hayırlısını size verir. Böylece Allah onlara, kendilerinden alınanın yerine daha üstününü vereceğini vaat etti. Günahlarınızı bağışlar. Allah, onların şirk sebebiyle işledikleri günahları bağışlayandır, affedicidir; İslâm’da onlara karşı merhamet edendir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Peygamberi Muhammed’e şöyle buyuruyor: Ey Peygamber! Senin ve ashabının elinde bulunan, kendilerinden fidye olarak alınan şeylerin alındığı müşrik esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse; yani Allah kalplerinizde İslam olduğunu bilirse, sizden fidye olarak alınandan daha hayırlısını size verir. Sizi bağışlar; yani Allah’ın Peygamberi ve ashabıyla savaşmanız ve Allah’ı inkâr etmeniz sebebiyle işlemiş olduğunuz suçun cezasını sizden kaldırır. Allah, tövbe ettikleri zaman kullarının günahlarını çok bağışlayandır; tövbeden sonra bu günahlar sebebiyle onları cezalandırmayacak kadar onlara merhamet edendir.

Abbas b. Abdülmuttalib’in, bu ayetin kendisi hakkında indiğini söylediği zikredilmiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir:

İbn Vekî‘ bize rivayet etti; dedi ki: İbn İdrîs bize İbn İshak’tan, o İbn Ebî Necîh’ten, o Mücahid’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. Abbas şöyle dedi: Benim hakkımda, Bir peygamberin yeryüzünde iyice üstünlük sağlayıncaya kadar esirlerinin bulunması uygun değildir (Enfâl 67) ayeti indi. Peygamber’e Müslüman olduğumu bildirdim ve benden alınan yirmi ukiyyeyi hesabıma saymasını istedim, fakat bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Allah onların yerine bana, her biri ticaret yapan ve malım elinde bulunan yirmi köle verdi.

İbn Humeyd de bize bu hadisi rivayet etti; dedi ki: Seleme bize rivayet etti; dedi ki: Muhammed şöyle dedi: Kelbî bana Ebû Salih’ten, o İbn Abbas’tan, o da Cabir b. Abdullah b. Ribab’dan rivayet etti. Abbas b. Abdülmuttalib şöyle derdi: Allah’a yemin olsun ki bu ayet, Resulullah’a Müslüman olduğumu söylediğim zaman benim hakkımda indi. Ardından İbn Vekî‘in hadisine benzerini zikretti.

Bişr bize rivayet etti; dedi ki: Yezîd bize rivayet etti; dedi ki: Saîd bize Katâde’den, Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki… ayeti hakkında rivayet etti. Şöyle dedi: Bize anlatıldığına göre Allah’ın Peygamberine Bahreyn’den seksen bin tutarında mal geldiğinde öğle namazı için abdest almıştı. O gün şikâyetini bildiren hiç kimseyi karşılıksız bırakmadı, isteyen hiç kimseyi de mahrum etmedi ve o malın tamamını dağıtıncaya kadar o gün namaz kılmadı. Abbas’a da ondan almasını ve avuç avuç toplamasını emretti; o da aldı. Abbas şöyle derdi: Bu, bizden alınandan daha hayırlıdır ve bağışlanmayı da umuyorum.

Müsennâ bize rivayet etti; dedi ki: Abdullah b. Salih bize rivayet etti; dedi ki: Muaviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki… ayeti hakkında rivayet etti. Abbas Bedir günü esir alınmış ve kendisini kırk ukiyye altın karşılığında fidyeyle kurtarmıştı. Bu ayet indiğinde Abbas şöyle dedi: Allah bana iki özellik verdi ki, bunların karşılığında dünyanın benim olmasını istemem: Bedir günü esir alındım ve kendimi kırk ukiyye karşılığında fidyeyle kurtardım; ardından Allah bana kırk köle verdi. Allah’ın bize vaat ettiği bağışlanmayı da umuyorum.

Muhammed b. Sa‘d bize rivayet etti; dedi ki: Babam bana rivayet etti; dedi ki: Amcam bana rivayet etti; dedi ki: Babam bana babasından, o da İbn Abbas’tan Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki… sözünden Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir sözüne kadar olan bölüm hakkında rivayet etti. Bununla Bedir günü esir alınanları kastetmektedir. Şöyle buyuruyor: Eğer bana itaat ederek amel eder ve Resulüme karşı samimi olursanız, sizden alınandan daha hayırlısını size veririm ve sizi bağışlarım.

Kasım bize rivayet etti; dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti; dedi ki: Haccac bana İbn Cüreyc’den, o Atâ el-Horasânî’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti: Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki; bunlar Abbas ve arkadaşlarıdır. Dedi ki: Onlar Peygamber’e, Getirdiğin şeye iman ettik ve senin Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik ediyoruz; kavmimize karşı mutlaka senin iyiliğini isteyeceğiz, dediler. Bunun üzerine Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ayeti indi. Yani iman ve tasdik bulunursa, sizden alınan şeyin yerine size ondan daha hayırlısını verir. Sizi bağışlar; yani üzerinde bulunduğunuz şirki bağışlar. Abbas şöyle derdi: Bu ayetin bizim hakkımızda inmemiş olması karşılığında dünyanın benim olmasını istemem. Allah, Sizden alınandan daha hayırlısını size verir, buyurdu ve bana benden alınanın yüz katından daha hayırlısını verdi. Sizi bağışlar, buyurdu; benim de bağışlanmış olduğumu umuyorum.

Bana Hüseyin b. Ferec’den rivayet edildi; dedi ki: Ebû Muaz’ı şöyle derken işittim: Ubeyd b. Süleyman bize rivayet etti; dedi ki: Dahhâk’ı, Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki… ayeti hakkında şöyle derken işittim: Bununla Abbas ve arkadaşları kastedilmektedir; onlar Bedir günü esir alınmışlardı. Allah şöyle buyuruyor: Eğer bana itaat ederek amel eder, bana ve Resulüme karşı samimi olursanız, sizden alınandan daha hayırlısını size veririm ve sizi bağışlarım. Abbas b. Abdülmuttalib şöyle derdi: Allah bize iki özellik verdi ki hiçbir şey onlardan daha üstün değildir: Yirmi köle. İkincisine gelince, biz doğru sözlünün vaadi içindeyiz; Allah’tan gelecek bağışlanmayı bekliyoruz.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/enfal-69/,https://kutsalayet.de/enfal-71/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız