Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutanlar, adaletle şahitlik edenler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu takvaya daha yakındır. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ya eyyuhellezine (ey iman edenler) amenu (iman ettiniz) kunu (olun) kavvamine (ayakta duranlar) lillahi (Allah için) şuhedae (şahitler) bil kısti (adaletle) ve la (ve sakın) yecrimennekum (sizi sürüklemesin) şeneanu (kin) kavmin (bir topluluğa) ala ella ta’dilu (adaletsizlik yapmaya) i’dilu (adaletli olun) huve (o) akrabu (daha yakındır) lit takva (takvaya) vettekullaha (ve Allah’tan sakının) innallaha (şüphesiz Allah) habirun (haberdardır) bima (şeylerden ki) ta’melun (yaparsınız)
Mukatil Tefsiri
Yüce Allah’ın “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun” buyruğu, Allah için doğruluğu ve adaleti söyleyen, hakka şahitlik eden kimseler olun anlamındadır.
“Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe sevk etmesin” buyruğu ise, müşriklere olan düşmanlığınızın, özellikle de Mekke kâfirlerine karşı beslediğiniz öfkenin sizi adaletten uzaklaştırmaması anlamındadır. Mukâtil, burada özellikle Rebîa hacıları hakkında haksızlık yapılmamasının kastedildiğini söylemiştir. Yani onlara karşı düşmanlık sebebiyle Allah’ın haram kıldığı bir şeyi kendinize helâl saymayın.
“Adaletli olun; bu takvaya daha yakındır” buyruğu, her durumda adaletle davranmayı emretmektedir. Çünkü adalet, takvaya ve Allah korkusuna daha yakındır. Bu sebeple Allah Teâlâ, düşmanlara karşı bile olsa adaletin terk edilmemesini emretmiş ve kullarını takvaya yöneltmiştir.
“Allah’tan korkun” buyruğu da adaleti gözeterek Allah’ın emirlerine bağlı kalmanız gerektiğini ifade etmektedir. “Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyruğu ise bir öğüt ve uyarıdır. Allah kullarının bütün amellerini bilmektedir; hiçbir davranış O’ndan gizli kalmaz.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Allah’a ve Resulü Muhammed’e iman edenler! Ahlâkınızın ve vasıflarınızın bir parçası olarak Allah için hakkı ayakta tutan kimseler olun. Dostlarınız ve düşmanlarınız hakkında adaletle şahitlik edin. Hükümlerinizde ve davranışlarınızda haktan sapmayın. Düşmanlıklarından dolayı düşmanlarınıza karşı Allah’ın sizin için belirlediği sınırları aşmayın; dostluklarından dolayı dostlarınız hakkında da Allah’ın koyduğu hüküm ve sınırları eksiltmeyin. Aksine herkes hakkında Allah’ın belirlediği sınırda durun ve O’nun emrine göre hareket edin.
“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin” buyruğunun anlamı şudur: Bir topluluğa karşı duyduğunuz düşmanlık, onlar hakkında hüküm verirken veya onlarla olan ilişkilerinizde sizi adaletten uzaklaştırmasın. Aranızdaki düşmanlık sebebiyle onlar hakkında zulme sapmayın ve haksızlık yapmayın.
Taberî burada, “Allah için hakkı ayakta tutanlar olun” ve “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin” ifadeleri hakkında daha önce nakledilen rivayetleri, kıraat farklılıklarını ve tercih edilen görüşleri önceki açıklamalarında ele aldığını, bu sebeple burada tekrar etmeye ihtiyaç duymadığını belirtmektedir.
Bazı âlimler bu ayetin, Yahudilerin Resulü öldürmeye teşebbüs etmeleri üzerine indiğini söylemişlerdir.
Abdullah b. Kesîr’den nakledildiğine göre:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutanlar, adaletle şahitlik edenler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu takvaya daha yakındır.”
ayeti, Hayber Yahudileri hakkında nazil olmuştur. Onlar Resulü öldürmek istemişlerdi.
İbn Cüreyc de Abdullah b. Kesîr’den şöyle nakletmiştir:
Resulullah bir diyet konusunda yardım istemek üzere Yahudilere gitmişti. Onlar ise onu öldürmeyi tasarlamışlardı. Bunun üzerine Allah:
“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.” buyruğunu indirdi.
“Adaletli olun; bu takvaya daha yakındır” buyruğunun tefsiri şöyledir:
Yüce Allah müminlere, insanların tamamı hakkında adaletli davranmalarını emretmektedir. İster dostları olsun ister düşmanları, herkesi Allah’ın hükümlerine göre değerlendirmelerini istemektedir. Allah’ın emrettiği hükümlerin dışına çıkmamalarını, hiçbir kimse hakkında haksızlık yapmamalarını buyurmaktadır.
“Bu takvaya daha yakındır” ifadesindeki “bu” zamiri adalete dönmektedir. Yani adaletli davranmanız, sizi takvaya daha çok yaklaştırır. Bunun anlamı, adaletli davranan kimsenin Allah katında takva ehli olmaya daha yakın olmasıdır. Takva ehli, Allah’tan korkan, O’nun emirlerine aykırı davranmaktan sakınan ve yasaklarından uzak duran kimselerdir.
Yüce Allah adaletin takvaya daha yakın olduğunu belirtmiştir. Çünkü adaletli olan kişi adaleti sayesinde Allah’a itaat etmiş olur. Allah’a itaat eden kimse de şüphesiz takva ehlindendir. Buna karşılık zulmeden kişi Allah’a isyan etmiş olur. Allah’a isyan eden kişi ise takvadan uzaklaşmış olur.
Taberî burada Arap diline dair bir açıklama da yapmaktadır. “Bu takvaya daha yakındır” ifadesindeki “bu” zamiri fiile, yani adaletli davranmaya dönmektedir. Araplar fiilleri bazen “bu” ve “o” zamirleriyle ifade ederler. Nitekim Allah:
“Bu sizin için daha hayırlıdır.” (Nahl 95)
ve
“Bu sizin için daha temizdir.” (Bakara 232)
buyurmuştur. Eğer cümlede bu zamir bulunmasaydı ifade “Adaletli olun; takvaya daha yakın olarak” şeklinde kurulurdu.
“Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” buyruğunun anlamı ise şudur:
Ey müminler! Allah’ın kulları hakkında zulme sapmaktan sakının. Allah’ın onlar hakkında açıkladığı hüküm ve sınırları aşmayın. Aksi halde Allah’ın cezasına uğrar ve O’nun acı verici azabını hak etmiş olursunuz.
“Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyruğu da şu anlama gelmektedir: Allah, ey müminler, sizin yaptığınız her şeyi bilmektedir. O’nun emirlerine uyup uymadığınızı, yasaklarından kaçınıp kaçınmadığınızı, itaat mi ettiğinizi yoksa karşı mı geldiğinizi eksiksiz olarak bilmektedir. Bütün amellerinizi sayıp kaydetmektedir. Sonunda iyilik yapanı iyiliğiyle, kötülük yapanı da kötülüğüyle karşılıklandıracaktır. Bu sebeple Allah’a karşı gelmekten sakının ve kötülük işlemeyin.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…