"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nisa 139

Kâfirleri müminlerden bırakıp dost edinenler, onların yanında izzet ve güç mü arıyorlar? Şüphesiz bütün izzet Allah’ındır.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ellezîne (onlar ki) yettehizûne (edinirler) el-kâfirîne (inkârcıları) evliyâe (dostlar) min dûni (yerine) el-mu’minîn (müminlerin) e yebtegûne (arıyorlar mı) indehum (onların yanında) el-izzete (izzeti) fe inne (şüphesiz) el-izzete (izzet) lillâhi (Allah’a aittir) cemî’â (tamamıyla)

Mukatil Tefsiri
Allah Teâlâ münafıkları şöyle nitelemiştir:

“Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler…” Buradaki kâfirlerden maksat Yahudilerdir.

Münafıklar şöyle diyorlardı:

“Muhammed’in işi tamamlanmayacak.”

Bu yüzden Yahudilere uydular ve onları dost edindiler.

İşte Allah’ın şu sözü bunu ifade etmektedir:

“Onların yanında izzet mi arıyorlar?” Buradaki izzetten maksat güç ve korunmadır.

Yahudiler de Arap müşriklerine, Peygamber’e karşı savaşmalarında yardım ediyorlardı. Böylece güç kazanacaklarını düşünüyorlardı.

Bu sebeple Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Onların yanında izzet mi arıyorlar?” Yani münafıklar Yahudilerin yanında güç ve menfaat mi arıyorlar?

“Şüphesiz izzetin tamamı Allah’ındır.”

Yani güç ve üstünlük sahibi olan herkes, bunu ancak Allah’ın izniyle elde edebilir. Gerçek izzetin tamamı Allah’a aittir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın: “Kâfirleri müminlerden bırakıp dost edinenler” buyruğu, münafıkların bir sıfatını açıklamaktadır. Allah, Peygamberine şöyle buyurmaktadır:

“Ey Muhammed! Bana küfreden ve dinimde sapıklığa düşen kimseleri müminleri bırakıp dost edinen münafıkları müjdele.” Buradaki dost edinmekten maksat, onları yardımcılar ve yakın dostlar edinmeleridir. Yani müminleri bırakıp kâfirleri dost ve yardımcı edinmektedirler.

“Onların yanında izzet mi arıyorlar?” buyruğunun anlamı şudur:

Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmek suretiyle onların yanında güç, kuvvet, üstünlük ve korunma mı arıyorlar?

Ardından Allah şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz bütün izzet Allah’ındır.”

Yani kâfirleri dost edinerek onların yanında izzet arayanlar gerçekte zelil ve güçsüz kimselerdir. Öyleyse neden dostlarını müminlerden seçip izzet, güç ve yardımı Allah katında aramıyorlar? Çünkü izzet ve kuvvet bütünüyle Allah’a aittir. Dilediğini aziz kılan, dilediğini zelil kılan O’dur. Eğer müminleri dost edinip Allah’a yönelselerdi, Allah onları aziz kılar, destekler ve korurdu.

“İzzet” kelimesinin asıl anlamı güç, kuvvet ve sağlamlıktır. Bu sebeple sert ve sağlam toprağa “azzâz” denilir. Bir hastalığın ağırlaşıp şiddetlenmesi durumunda da “hastalık istiazza etti” denilir. Et sertleştiğinde de “taazzaza’l-lahm” ifadesi kullanılır. Yine “Bu durum bana ağır geldi” anlamında “azza aleyye” denilmesi de aynı kökten gelir. Çünkü burada da bir şeyin kişiye ağır ve çetin gelmesi kastedilmektedir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nisa-138/,https://kutsalayet.de/nisa-140/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız