Göklerde ne varsa, yerde ne varsa Allah’ındır. Allah her şeyi kuşatmıştır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve lillâhi (ve Allah’a aittir) mâ (ne varsa) fi’s-semâvâti (göklerde) ve mâ (ve ne varsa) fi’l-ardi (yerde) ve kânallâhu (ve Allah olmuştur) bi kulli şey’in (her şeyi) muhîtâ (kuşatan)
Mukatil Tefsiri
Göklerde ve yerde bulunan bütün yaratılmışlar Allah’ın kullarıdır ve O’nun mülkü altındadır. “Allah her şeyi kuşatmıştır.” Yani O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette şöyle buyurmaktadır: Allah, İbrahim’i kendisine itaat ettiği, ibadeti yalnız O’na tahsis ettiği, O’nun rızasını ve sevgisini kazanmaya koştuğu için dost edinmiştir. Yoksa Allah’ın ona veya onun dostluğuna ihtiyacı olduğu için değil. Allah’ın ona ve dostluğuna ihtiyacı nasıl olabilir ki? Göklerde ve yerde bulunan az veya çok her şey O’nun mülküdür.
Çünkü mülk sahibi olanın, sahip olduğu şeylere ihtiyacı bulunmaz; aksine mülkün sahibi olan varlıklara ihtiyacı vardır. İbrahim’in Allah’a olan ihtiyacı da bu şekildedir; Allah’ın İbrahim’e ihtiyacı yoktur. Bu sebeple Allah onu kendisine muhtaç olduğu için dost edinmiş değildir. Bilakis onu, Allah’ın rızasına ve sevgisine koşması sebebiyle dost edinmiştir.
Allah’ın bu sözünün anlamı şudur: Siz de benim rızama ve sevgime koşun ki ben de sizi kendime dost kullar edineyim.
“Allah her şeyi kuşatmıştır” buyruğu ise şu anlama gelir: Allah ezelden beri kullarının işleyeceği bütün hayırları ve şerleri kuşatmış, onların tamamını sayıp bilmiştir. O, her şeyi eksiksiz bilendir. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O’na gizli kalmaz. Hiçbir şey O’nun bilgisinin dışına çıkmaz. Zerre ağırlığınca bir şey bile O’ndan saklı kalamaz ve O’nun ilminden uzaklaşamaz.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…