Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu yöneldiği şeyle baş başa bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve men (ve kim) yuşâkik (karşı gelirse) er-rasûle (elçiye) min ba’di (sonra) mâ (şeyin ki) tebeyyene (açıklandı) lehu (ona) el-hudâ (doğru yol) ve yettebi’ (ve uyarsa) gayra (başka) sebîli’l-mu’minîn (müminlerin yolundan) nuvellihî (onu yöneltiriz) mâ (şeye) tevellâ (yöneldi) ve nuslihî (ve onu sokarız) cehennem (cehenneme) ve sâet (ne kötü) masîrâ (varış yeri)
Mukatil Tefsiri
Allah Teâlâ onların sözleri hakkında şöyle buyurdu: “Kim Peygamber’e karşı çıkarsa”; yani ona muhalefet ederse. “Kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra.” “Müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa”; yani müminlerin dininden başka bir dine uyarsa. “Onu yöneldiği şeyle baş başa bırakırız”; yani yöneldiği ilahlarla. “Onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!”
Tu‘me Mekke’ye geldiğinde Haccâc b. Ilât es-Sülemî’nin yanında misafir oldu. Haccâc ona iyi davrandı. Tu‘me evde altın bulunduğunu öğrenince geceleyin evin duvarını delerek altınları çalmak istedi. Evde güneşten kurumuş, tabaklanmamış koyun derileri vardı. Delikten içeri girince onların üzerine bastı. Derilerin çıkardığı sesi duyunca ev halkı evi kuşattı ve: “Çık dışarı, evi kuşattık!” diye seslendiler. Dışarı çıktığında onun misafirleri olan Tu‘me olduğunu gördüler. Mekkeliler onu taşlamak istediler; fakat Haccâc misafirine karşı utandı. Çünkü onlar misafire ikram ederlerdi. Bunun üzerine onu kovdular ve azarladılar. Tu‘me Mekke’den ayrıldı, Benî Süleym’in kara taşlık bölgesine giderek onların putuna tapmaya başladı ve müşrik olarak öldü.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette şöyle buyurmaktadır: Kim Peygamber Muhammed’e düşmanlık ederek ondan ayrılır, ona karşı tavır alır ve onunla arasını düşmanlık üzere açarsa; üstelik bunun ardından onun Allah’ın elçisi olduğu ve getirdiği şeylerin hakka ve dosdoğru yola ilettiği kendisine açıkça belli olmuşsa ve buna rağmen müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu yöneldiği şeyle baş başa bırakırız.
“Müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa” buyruğu, iman edenlerin yolundan başka bir yol tutması, onların yönteminden başka bir yöntemi benimsemesi anlamındadır. Bu ise Allah’a ve Resulüne küfürdür. Çünkü Allah’a ve Resulüne küfür, müminlerin yolundan ve yönteminden başka bir yoldur.
“Onu yöneldiği şeyle baş başa bırakırız” buyruğunun anlamı şudur: Yardımını istediği ve kendilerine sığındığı putları ve sahte ilahları onun yardımcısı kılarız. Oysa onlar ona hiçbir fayda sağlayamaz, Allah’ın azabından hiçbir şeyi ondan uzaklaştıramaz ve ona hiçbir yarar veremezler.
Mücâhid bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: “Onu yöneldiği şeyle baş başa bırakırız” yani onu bâtıl ilahlarıyla baş başa bırakırız.
“Onu cehenneme sokarız” buyruğu ise, onu cehennem ateşine atarız ve o ateşle yakarız demektir.
“Orası ne kötü bir varış yeridir” buyruğunun anlamı da şudur: Cehennem, kendisine varan kimsenin varacağı ne kötü bir yerdir.
Bu ayet, Allah’ın daha önce “Hainlerin savunucusu olma” buyruğunda sözünü ettiği hainler hakkında indirilmiştir. Bunlardan tövbe etmeyi reddeden kişi Tu‘me b. Ebeyrik’ti. O, daha sonra irtidat ederek Mekke’deki putperest müşriklere katılmış, Resul’den ve onun dininden ayrılmıştır. Bu ayet onun ve onun gibi doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenlerin durumu hakkında nazil olmuştur.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…