Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Onlara verdiğinizin bir kısmını almak için onları sıkıştırmayın; ancak apaçık bir fuhuş yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah çok hayır yaratır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yâ (ey) eyyuhallezîne (iman edenler) âmenû (iman ettiniz) lâ (sakın) yahillu (helâl değildir) lekum (size) en (ki) terisû (miras almanız) en-nisâe (kadınları) kerhen (zorla) ve lâ (ve sakın) ta’dulûhunne (onları sıkıştırmayın) li tezhebû (götürmek için) bi ba’dı (bir kısmını) mâ (şeyin) âteytumûhunne (onlara verdiğiniz) illâ (ancak) en (ki) ye’tîne (yaparlarsa) bi fâhişetin (açık bir çirkinlik) mubeyyinetin (apaçık) ve âşirûhunne (ve onlarla geçinin) bi’l-ma’rûf (iyi şekilde) fe in (eğer) kerihtumûhunne (onlardan hoşlanmazsanız) fe asâ (olur ki) en (ki) tekrahû (hoşlanmazsınız) şey’en (bir şeyden) ve yec’ale (kılar) llâhu (Allah) fîhi (onda) hayran (bir hayır) kesîrâ (çok)
Mukatil Tefsiri
“Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir” bu ayet, Ensar’dan Muhsin bin Ebû Kays bin el-Eslet, onun eşi Hind bint Sabra; Esved bin Halef ve eşi Habibe bint Ebû Talha; Manzur bin Yesar el-Fezârî ve eşi Melike bint Harice hakkında indi. Bunlar, babalarının eşleriyle babaları öldükten sonra evleniyorlardı. Ensar’dan bir adamın yakını öldüğünde, mirasçı olan kişi ölünün karısının üzerine bir elbise atar ve onun nikâhına varis olurdu; kadın razı olsun ya da olmasın, önceki mehriyle onu alırdı. Eğer kadın, üzerine elbise atılmadan önce ailesine giderse, kendisi üzerinde daha çok hak sahibiydi. Kadınlar Peygamber’e gelip: “Bize ne yaklaşılır, ne nafaka verilir, ne de evlenmemize izin verilir” dediler. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: “Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir” yani istemedikleri halde. Onlarla ancak rızalarıyla evlenin. Birisi: “Ben seni miras aldım, çünkü kocanın velisiyim, sana daha layığım” derdi. Bu söz kaldırıldı. “Onları sıkıştırmayın” yani adam, eşini zor durumda bırakırdı ki kadın ondan kurtulmak için fidye versin; oysa ona ihtiyacı yoktur. “Onlara verdiğinizin bir kısmını almak için” yani mehirden bir kısmını geri almak için onları hapsetmeyin. “Ancak apaçık bir fuhuş yaparlarsa” yani açık bir isyan (nüşûz) olursa; bu durumda fidye almak helâl olur. “Onlarla iyi geçinin” yani onlarla güzel davranışla birlikte olun. “Eğer onlardan hoşlanmazsanız ve ayrılmak isterseniz” olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah çok hayır yaratır. Yani kişi kadını sevmez ama ona katlanır; Allah ondan bir çocuk verir ve onu kadına ısındırır. Ya da ondan hoşlanmaz ve boşar; başkası onunla evlenir ve Allah o evlilikte hayır, sevgi ve çocuk verir.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…