O gün bazı yüzler ağaracak, bazı yüzler kararacaktır. Yüzleri kararanlara: “İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz? Öyleyse inkâr etmekte olduğunuz şeyler sebebiyle azabı tadın!” denilecektir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yevme tebyaddu vucuhun ve tesveddu vucuh (yüzlerin aydınlandığı ve karardığı gün) fe-emma llezine sveddet vucuhuhum (yüzleri kararanlara denir ki) e-keferتم ba‘de imanikum (iman ettikten sonra inkâr mı ettiniz) fe-zuku l-azabe bima kuntum tekfurun (inkâr ettiğiniz için azabı tadın)
Mukatil Tefsiri
“O gün bazı yüzler ağaracak, bazı yüzler ise kararacaktır.”
“Yüzleri kararanlara: ‘İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz?’”
Yani Muhammed’e, onun gönderilmesinden önce iman ettikten sonra mı inkâr ettiniz?
“Öyleyse inkâr etmekte oluşunuz sebebiyle azabı tadın.”
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ bununla şöyle buyurmaktadır:
Onlar için büyük bir azap vardır; o gün bazı yüzler ağaracak, bazı yüzler kararacaktır.
“Yüzleri kararanlara gelince: ‘İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz?’” ifadesinin anlamı şudur:
Yüzleri kararanlara şöyle denilecektir:
“İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz? Öyleyse inkâr etmekte olduğunuz şeyler sebebiyle azabı tadın!”
Müfessirler, burada kastedilenlerin kimler olduğu hususunda ihtilaf etmişlerdir.
Bazıları bunun kıble ehli Müslümanlar hakkında olduğunu söylemiştir.
Katâde şöyle demiştir:
“İşittiğiniz gibi, birtakım insanlar imanlarından sonra inkâr etmişlerdir. Bize ulaştığına göre Allah’ın Peygamberi şöyle buyururdu:
‘Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki, benimle beraber bulunmuş birtakım insanlar havzıma gelecektir. Nihayet bana yaklaştırıldıkları ve ben onları gördüğüm sırada önümden çekilip uzaklaştırılacaklardır. Ben de: “Rabbim! Ashabım, ashabım!” diyeceğim. Bana şöyle denilecektir: “Sen onların senden sonra neler ortaya çıkardıklarını bilmiyorsun.”’”
Süddî şöyle demiştir:
“Bu, kıble ehlinden olup birbirleriyle savaştıkları zaman inkâr edenler hakkındadır.”
Ebû Ümâme ise şöyle demiştir:
“Bunlar Haricîlerdir.”
Diğerleri ise şöyle demiştir:
Burada kastedilenler, Allah’ın Âdem’in sulbünden zürriyetini çıkarıp kendilerini kendi nefislerine şahit tuttuğu sırada iman ettikten sonra Allah’ı inkâr eden herkesdir.
Übey b. Ka‘b şöyle demiştir:
“Kıyamet günü insanlar iki gruba ayrılacaklardır. Yüzü kararanlara:
‘İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz? Öyleyse inkâr ettiğiniz şeyler sebebiyle azabı tadın!’
denilecektir.
Buradaki iman, insanların Âdem zamanında henüz ayrılığa düşmeden önce sahip oldukları imandır. Allah onlardan ahid ve misak almış, hepsini kulluğu ikrar ettirmiş ve onları İslam fıtratı üzerine yaratmıştır. Böylece onlar tek bir ümmet olarak Müslüman idiler.
Bu sebeple:
‘İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz?’
yani Âdem zamanındaki o ilk imandan sonra mı inkâr ettiniz, denilecektir.
Yüzleri ağaranlar ise o ilk iman üzere dosdoğru kalan, dinlerini ve amellerini Allah’a has kılan kimselerdir. Allah onların yüzlerini ağartmış, onları rızasına ve cennetine koymuştur.”
Başka bir görüşe göre ise burada kastedilenler münafıklardır.
Hasan el-Basrî şöyle demiştir:
“Bunlar münafıklardır. Dilleriyle iman sözünü vermişler, fakat kalpleri ve amelleriyle onu inkâr etmişlerdir.”
Taberî der ki:
Bu görüşler arasında doğruya en yakın olanı, Übey b. Ka‘b’dan rivayet edilen görüştür. Buna göre burada bütün kâfirler kastedilmektedir. Kendilerine yöneltilen kınamanın konusu olan iman ise Allah’ın:
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dediği ve onların da: “Evet, şahidiz.” dedikleri gün ikrar ettikleri imandır. (A‘râf 172)
Çünkü Allah ahiret ehlinin tamamını iki gruba ayırmıştır:
Yüzleri kararanlar,
Yüzleri ağaranlar.
Bundan başka üçüncü bir grup yoktur. Bu durumda bütün kâfirler yüzleri kararanların içinde, bütün müminler de yüzleri ağaranların içinde yer almaktadır.
Dolayısıyla:
“İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz?”
ifadesinin sadece bazı kâfirleri kapsadığını söylemenin bir anlamı yoktur. Allah bu ifadeyle bütün kâfirleri kapsamıştır.
Ayrıca bütün insanların iman edip sonra inkâr ettikleri tek bir dönem vardır. O da Allah’ın kendilerinden ahid aldığı ve tevhidi ikrar ettirdiği zamandır. Bu sebeple ayette kastedilen iman budur.
Buna göre ayetin anlamı şöyledir:
Onlar için büyük bir azap vardır; o gün bazı yüzler ağaracak, bazı yüzler kararacaktır.
Yüzleri kararanlara şöyle denilecektir:
“Allah’ın birliğini, size yüklediği ahdi ve misakı inkâr mı ettiniz? O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak ve ibadeti yalnız O’na tahsis etmek üzere verdiğiniz sözden sonra mı inkâr ettiniz?
Öyleyse dünyada inkâr etmekte olduğunuz şeyler sebebiyle azabı tadın.”
Yani Allah’ın kendilerinden ikrar ve tasdik aldığı hakikatleri dünyada inkâr etmeleri sebebiyle azabı tadacaklardır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…