"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Bakara 270

Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı Allah bilir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve ma enfaktum min nafakatin (ne harcadıysanız) ev nezertum min nezrin (veya ne adadıysanız) fe-innallaha ya‘lemuh (Allah onu bilir) ve ma li-z-zalimin min ensar (zalimler için yardımcı yoktur)

Mukatil Tefsiri
“Hayır olarak ne infak ederseniz.” Yani mallarınızdan sadaka olarak verdiğiniz her hayrı.

“Veya ne adak adarsanız.” Yani hak olan bir adak adarsanız.

“Şüphesiz Allah onu bilir.” Yani Allah onu sayıp kaydeder.

“Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” Yani müşrikler için onları ateşten koruyacak hiçbir yardımcı yoktur.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şöyle buyurmaktadır: Hangi infakı yaparsanız; yani hangi sadakayı verirseniz veya hangi adağı adarsanız — burada adaktan maksat, kişinin Allah’a itaat kastıyla ve O’na yakınlaşmak amacıyla kendi üzerine vacip kıldığı sadaka yahut hayırlı bir ameldir — şüphesiz Allah onu bilir. Yani bütün bunların tamamı Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Bunlardan hiçbir şey O’ndan uzak kalmaz; azı da çoğu da O’na gizli değildir. Fakat ey insanlar, Allah bunların hepsini sizin adınıza sayıp kaydetmektedir ki, sonunda her birinize bunların tamamının karşılığını versin.

Sizden her kim infakını, sadakasını ve adağını Allah’ın rızasını istemek ve gönlündeki imanı sağlamlaştırmak için yaparsa, Allah ona vaat ettiği kat kat sevabı verir. Her kim de infakını ve sadakasını insanlara gösteriş için yapar, adağını da şeytan adına adarsa, Allah ona da tehdit ettiği ceza ve elem verici azabı verir.

Nitekim Muhammed b. Amr bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Âsım bize anlattı, dedi ki: İsa, İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücahid’den Allah’ın şu sözü hakkında rivayet etti: “Yaptığınız her infakı ve adadığınız her adağı Allah bilir.” Mücahid şöyle dedi: Allah onları sayıp kaydeder. Müsennâ bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Huzeyfe bize anlattı, dedi ki: Şibl, İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücahid’den bunun benzerini rivayet etti.

Daha sonra yüce Allah, infakını gösteriş için yapan ve adaklarını şeytana itaat amacıyla adayan kimseleri tehdit ederek şöyle buyurdu: “Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” Yani malını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a isyan yolunda infak eden ve adaklarını şeytan adına ve ona itaat ederek adayan kimseler için hiçbir yardımcı yoktur.

“Ensâr” kelimesi “nasîr”in çoğuludur; tıpkı “eşrâf”ın “şerîf”in çoğulu olması gibi. Yüce Allah’ın “yardımcılar” sözüyle kastettiği ise şudur: Kıyamet gününde onları Allah’a karşı savunacak, Allah’ın azabını güçle, kuvvetle veya fidye ile onlardan uzaklaştıracak hiçbir kimse bulunmayacaktır.

Daha önce açıkladığımız üzere “zalim”, bir şeyi ait olmadığı yere koyan kişidir. Allah’ın, gösteriş için infak eden ve kendi itaati dışında adakta bulunan kimseyi “zalim” diye isimlendirmesi, malını olması gereken yere değil başka yere harcaması ve adağını ait olmadığı yere yöneltmesi sebebiyledir. İşte onun zulmü budur.

Eğer biri bize şöyle derse: “Ayette hem adak hem infak zikredildiği halde neden ‘Allah onları bilir’ denmeyip ‘Allah onu bilir’ denmiştir?” Ona şöyle cevap verilir: Çünkü burada kastedilen mana “Allah sizin infak ettiğiniz veya adadığınız şeyi bilir” anlamıdır. Bu sebeple zamir tekil getirilmiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bakara-269/,https://kutsalayet.de/bakara-271/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız