"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Bakara 244

Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah işitendir, bilendir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve katilu (ve savaşın) fi sebilillah (Allah yolunda) ve‘lemu (ve bilin ki) ennallaha semiun alim (Allah işitendir bilendir)

Mukatil Tefsiri
“Allah yolunda savaşın.” Çünkü onlar: “Bizi gönderdiğin yerde taun vardır.” demişlerdi. “Allah işitendir.” Yani onların sözlerini işitir. “Bilendir.” Yani bunu tamamen bilir. Hatta o Yahudi kabilesinde ölüm kokusuna benzer bir koku bulunurdu. Onlar sekiz bin kişiydi.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şunu kastetmektedir: Ey müminler! Allah yolunda, yani Allah’ın sizi hidayete erdirdiği din uğrunda savaşın. Şeytana itaat yolunda, dininizin düşmanları olan ve Rabbinizin yolundan alıkoyan kimselerin yanında olmayın. Onlarla karşılaşmaktan korkmayın ve onlarla savaşmaktan geri durmayın. Çünkü hayatınız da ölümünüz de benim elimdedir. Hiçbirinizi, onlarla karşılaşmaktan ve savaşmaktan ölüm korkusu ve can endişesi alıkoymasın. Bu korku sizi onlardan kaçmaya ve yüz çevirmeye sevk etmesin. Aksi hâlde zillete düşersiniz ve korktuğunuz ölüm, sığındığınız güvenli yerinizde yine size gelir. Nitekim size kıssalarını anlattığım, ölümden kaçmak için yurtlarından çıkan kimselere de böyle olmuştu. Onların kaçmaları, emrim geldiğinde ve hükmüm başlarına indiğinde ölümü kendilerinden uzaklaştıramadı. Arkalarında kalanlara ise korkmadıkları şey zarar vermedi; çünkü ben onların ölümlerini savdım ve başlarına gelecek musibeti onlardan çevirdim.

Öyleyse size savaşmanızı emrettiğim düşmanlarımla ve dinimin düşmanlarıyla Allah yolunda savaşın. Sizden kim hayatta kalırsa onu ben yaşatırım; kim öldürülürse, onun öldürülmesi de benim hükmümledir.

Sonra Yüce Allah müminlere şöyle buyurmaktadır: Ey müminler! Bilin ki Rabbiniz, sizden benim yolumda öldürülenler hakkında münafıklarınızdan bazılarının, “Eğer bize itaat edip evlerinde otursalardı öldürülmezlerdi” şeklindeki sözünü işitendir. O, onların kalplerinde gizledikleri nifakı, küfrü, kendilerine, ailelerine ve diğer nimetlerine verdiğim lütuflara karşı şükürlerinin azlığını ve kullarımın bütün hâllerini bilendir.

Yüce Allah mümin kullarına şöyle demektedir: Bunlar nimetlerime nankörlük ederken siz, düşmanınızla benim yolumda cihad etmek ve size emrettiğim diğer emir ve yasaklarda bana itaat etmek suretiyle bana şükredin. Bilin ki Allah onların sözlerini işitir; onları, başkalarını, iman veya küfür, itaat veya isyan üzere bulundukları bütün hâlleri bilir ve hepsini kuşatmıştır. Böylece herkese yaptığı amelin karşılığını verecektir: Hayır ise hayır, şer ise şer.

“Allah yolunda savaşın” sözünün, yurtlarından çıkan ve binlerce kişi olan kimseler diriltildikten sonra onlara yönelik bir savaş emri olduğunu zannedenlerin görüşünün hiçbir geçerli yönü yoktur. Çünkü eğer onların yorumladığı gibi olsaydı, “Allah yolunda savaşın” buyruğu üç ihtimalden biri olurdu. Ya “Allah onlara ‘Ölün!’ dedi” sözüne atfedilmiş olurdu ki bu imkânsızdır; çünkü Allah’ın onları öldürüp onlar ölü iken kendilerine kendi yolunda savaşmayı emretmesi düşünülemez. Ya da “Sonra onları diriltti” sözüne atfedilmiş olurdu; bu da anlamsızdır. Çünkü “Allah yolunda savaşın” bir savaş emridir, “Sonra onları diriltti” ise geçmişte olmuş bir fiilin haberidir. İkisi de haber cümlesi olsaydı bile biri gelecek anlamlı, diğeri geçmiş anlamlı olduğu için böyle bir atıf fasih olmazdı; öyleyse bir emrin geçmiş zamanlı bir habere atfedilmesi nasıl uygun olabilir? Yahut anlamın “Sonra onları diriltti ve onlara ‘Allah yolunda savaşın’ dedi” şeklinde olduğu, “dedi” sözünün hazfedildiği ileri sürülebilir. Nitekim Yüce Allah “Suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğmiş hâlde, ‘Rabbimiz! Gördük ve işittik’ dedikleri zamanı bir görsen…” (Secde 12) buyurmuştur; burada anlam “derler ki: Rabbimiz! Gördük ve işittik” şeklindedir. Fakat böyle bir hazif ancak sözün zahirinin ona ihtiyaç gösterdiği ve dinleyenin, zikredilmese bile bunun kastedildiğini anladığı yerde caiz olur. Sözün buna ihtiyaç duyduğunu gösteren bir delilin bulunmadığı yerlerde ise bir kimsenin “burada böyle bir söz kastedilmiştir” diye iddia etmesinin hiçbir dayanağı yoktur.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/bakara-243/,https://kutsalayet.de/bakara-245/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız