Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Inne ellezine amenu (şüphesiz iman edenler) vellezine haceru (ve hicret edenler) ve cahadu fi sebilillah (ve Allah yolunda mücadele edenler) ulaike yercune rahmetallah (işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar) vallahu gafurun rahim (Allah bağışlayıcıdır merhametlidir)
Mukatil Tefsiri
Abdullah b. Cahş, Allah Teâlâ’nın haram ay hakkında indirdiği ayeti Mekke’deki Müslümanlara gönderdi ve müşrikler kendilerini ayıplarsa onların yaptıklarını yüzlerine vurmalarını söyledi. Abdullah b. Cahş ve arkadaşları da: “Biz bu topluluğa Receb ayında saldırdık; umarız ki Allah yolunda cihad edenlerin sevabını elde ederiz.” dediler. Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi: “Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler var ya, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar.” Buradaki “iman edenler” Muhammed’e iman edenleri, “hicret edenler” Mekke’den Medine’ye hicret edenleri, “Allah yolunda cihad edenler” ise müşriklerle savaşanları ifade etmektedir. Allah Teâlâ onların Allah’ın rahmetini umduklarını bildirmiştir. Buradaki rahmet, Allah’ın cennetidir. Nitekim: “Yüzleri ağaranlar Allah’ın rahmeti içindedir.” (Âl-i İmrân 107) ayetinde de rahmet, cennet anlamındadır. Bu ayet, Abdullah b. Cahş ve arkadaşlarının: “Allah yolunda cihad edenlerin sevabına sahip olacak mıyız?” sorularına cevap olarak nazil olmuştur.
“Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” buyruğu ise onların haram ayda meydana gelen öldürme, esir alma ve ganimet olayındaki hatalarını Allah’ın bağışlayacağını bildirmektedir. Bu seriyye İslam’daki ilk seriyye, ilk ganimet, ilk humus, ilk öldürülen müşrik ve ilk esir alma olayı olmuştur. O gün kaçan Nevfel b. Abdullah ise Hendek savaşı sırasında atını sürerek hendeği aşmaya çalışmış, fakat hendeğe düşerek hem kendisi hem atı parçalanmış ve Allah onu öldürmüştür. Müşrikler onun cesedini fidye ile istemişlerdi. Bunun üzerine Peygamber: “Onu alın; çünkü onun leşi de kötüdür, diyeti de kötüdür.” buyurmuştur.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şöyle demektedir: Allah’a, Rasulüne ve onun getirdiğine iman edenler, müşriklerin şehirlerinde onlarla birlikte yaşamayı ve onların diyarlarında onlara komşu olmayı terk ederek onlardan, onların komşuluğundan ve ülkelerinden ayrılıp başka yerlere göç edenler ve Allah’ın dini uğrunda savaşarak insanları O’nun dinine sokmak ve Allah’ın razı olduğu şeye yöneltmek için mücadele edenler var ya, işte onlar Allah’ın kendilerine rahmet edip lütfuyla cennetine koymasını umarlar. Allah kullarının günahlarını affederek örten ve onlara rahmetiyle lütufta bulunandır.
“Hicret”in aslı karşılıklı ayrılığı ifade eden “müfâale” babındandır. Bu, iki kişi arasında düşmanlık bulunduğunda birinin diğerini terk etmesi anlamındaki “hecr” kökünden gelir. Daha sonra hoşlanmadığı bir sebepten dolayı bir şeyi terk eden herkes için kullanılmaya başlanmıştır. Rasulullah’ın ashabına “muhacirler” denilmesinin sebebi de budur. Çünkü onlar evlerini ve yurtlarını terk etmişlerdi. Müşriklerin arasında ve onların hakimiyeti altında yaşamaktan hoşlanmıyorlardı. Zira kendi diyarlarında dinleri konusunda onların fitnesinden emin olamıyorlardı. Bu yüzden güven içinde yaşayabilecekleri yere göç ettiler.
“Cihad” ise savaşmak ve mücadele etmek anlamındadır. Mücahedenin aslı da “müfâale” babındandır. Bir kimse diğerine zorluk verdiğinde “onu zorladı” denilir. Fiil iki kişi arasında gerçekleştiğinde ve her biri diğerine güçlük verdiğinde buna “mücâhede” ve “cihad” adı verilir. “Allah yolu” ise O’nun dini ve yoludur.
Bu ayetin Abdullah b. Cahş ve arkadaşları hakkında indiği zikredilmiştir. Rivayete göre Abdullah b. Cahş ve arkadaşlarının İbn Hadramî’yi öldürmeleri olayı meydana gelince bazı Müslümanlar: “Eğer bu seferlerinde günah işlemişlerse bu işten sevap elde edemezler” dediler. Bunun üzerine Allah: “Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler var ya; işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayandır, merhamet edendir” ayetini indirdi.
Urve b. Zübeyr’den gelen rivayette de Allah’ın indirdiği ayetlerle Abdullah b. Cahş ve arkadaşlarının üzerindeki sıkıntının kaldırıldığı, bunun üzerine onların sevap ummaya başladıkları ve: “Ey Allah’ın Rasulü! Bu seferimizin bize mücahidlerin sevabı verilen bir gazve olmasını umabilir miyiz?” dedikleri aktarılmıştır. Bunun üzerine Allah aynı ayeti indirerek onların umutlarını büyük bir beklenti seviyesine yükseltmiştir.
Katade de bu ayet hakkında şöyle demiştir: Allah, Peygamberi Muhammed’in ashabını en güzel şekilde övmüş ve onları umut ehli yapmıştır. Çünkü umut eden kimse talep eder, korkan kimse ise kaçar.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…