Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mîkâil’e düşman olursa, şüphesiz Allah da kâfirlerin düşmanıdır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Men (kim) kâne (olursa) ‘aduvven (düşman) li-llâhi (Allah’a) ve (ve) melâiketihî (meleklerine) ve (ve) rusulihî (elçilerine) ve (ve) Cibrîle (Cibril’e) ve (ve) Mîkâle (Mikail’e) fe-inne (şüphesiz) llâhe (Allah) ‘aduvvun (düşmandır) lil-kâfirîn (inkârcılara)
Mukatil Tefsiri
“Kim Allah’a, meleklerine ve peygamberlerine düşman olursa…” Burada meleklerden maksat Cebrâil’dir; peygamberlerden maksat ise Muhammed ve İsa’dır. Yahudiler bunları, ayrıca Cebrâil ve Mikâil’i inkâr ettiler.
Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu:
“Cebrâil’e ve Mikâil’e de düşman olursa bilsin ki Allah kâfirlerin düşmanıdır.”
Yani Allah Yahudilerin düşmanıdır.
Taberi Tefsiri
Allah bu ayette Yahudilere cevap vermektedir. Çünkü onlar, “Cebrâil bizim düşmanımızdır, Mikâil ise dostumuzdur.” diyorlardı. Bunun üzerine Allah, Cebrâil’e düşmanlık edenin yalnızca bir meleğe değil, Allah’a, O’nun bütün meleklerine ve peygamberlerine düşmanlık etmiş olduğunu bildirmiştir. Çünkü Cebrâil Allah’ın emriyle hareket eden, vahyi peygamberlere ulaştıran bir melektir. Allah’ın dostuna düşman olan kimse Allah’a düşman olmuş olur. Allah’a düşman olan da O’nun bütün dostlarına düşman sayılır. Bu sebeple Allah, Yahudilerin Cebrâil’e olan düşmanlıklarının aslında Allah’a karşı bir düşmanlık olduğunu açıklamıştır.
Bir rivayette Peygamber Yahudilere şöyle sormuştur: “Sizin okuduğunuz kitapta İsa’nın size Ahmed adında bir peygamberin geleceğini haber verdiğini bulmuyor musunuz?” Yahudiler de: “Evet, seni kitabımızda buluyoruz. Fakat seni istemiyoruz. Çünkü sen savaşmayı ve kan dökülmesini helâl sayıyorsun.” dediler. Bunun üzerine Allah, “Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mikâil’e düşman olursa bilsin ki Allah da kâfirlerin düşmanıdır.” ayetini indirdi. Bu ayetle Allah, Muhammed’e düşman olanın gerçekte Allah’a düşman olduğunu açıklamıştır.
Başka bir rivayette bir Yahudi, Ömer’e gelip: “Arkadaşının sözünü ettiği Cebrâil bizim düşmanımızdır.” dedi. Bunun üzerine Ömer de şu ayeti okudu: “Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mikâil’e düşman olursa bilsin ki Allah da kâfirlerin düşmanıdır.” Rivayette, bu ayetin Ömer’in dili üzerine indirildiği aktarılmıştır.
Allah’ın ayette Cebrâil ve Mikâil’in isimlerini ayrıca açıkça zikretmesinin özel bir sebebi vardır. Çünkü Yahudiler özellikle Cebrâil’e düşmanlık ettiklerini söylüyor, Mikâil’i ise dost kabul ediyorlardı. Eğer ayette yalnızca “melekler” denilmiş olsaydı, onlar: “Biz bütün meleklere düşman değiliz.” diyebilirlerdi. Aynı şekilde sadece “peygamberler” denilmiş olsaydı: “Biz Muhammed’i kastetmiyoruz.” diye itiraz edebilirlerdi. Bu yüzden Allah, onların bahanelerini ortadan kaldırmak ve hile yapmalarını engellemek için Cebrâil ile Mikâil’in isimlerini özellikle açıkça anmıştır.
Ayetin sonunda “Allah da kâfirlerin düşmanıdır.” buyurulmuştur. Burada Allah kendi adını tekrar açıkça zikretmiştir. Çünkü yalnızca zamir kullanılmış olsaydı, sözün kime döndüğü karışabilirdi. Allah mı, melekler mi yoksa peygamberler mi kastediliyor diye anlaşılmazlık oluşabilirdi. Bu sebeple Allah, karışıklığı önlemek için kendi adını açıkça tekrar etmiştir.
Bu ayetin anlamı şudur: Kim Allah’ın meleklerine ve peygamberlerine düşmanlık eder, özellikle de Cebrâil ve Mikâil’e karşı düşmanlık beslerse, o kimse Allah’ın düşmanıdır ve Allah da onun düşmanıdır. Çünkü Allah’ın elçilerine ve dostlarına düşmanlık etmek, doğrudan Allah’a karşı düşmanlık etmektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…