Bizi öfkelendirdiklerinde onlardan intikam aldık ve hepsini suda boğduk.
Diyanet Vakfı
Böylece bizi öfkelendirince onlardan intikam aldık, hepsini suda boğduk.
Kurtubi Tefsiri
Nihayet onlar Bizi gazablandırınca kendilerinden intikam aldık. Hemen onları topluca suda boğduk.
“Nihayet onlar Bizi gazablandırınca kendilerinden intikam aldık” âyeti ile ilgili olarak ed-Dahhak, İbn Abbâs’tan: Onlar bizi öfkelendirip kızdırınca demektir, diye açıkladığı rivâyet etmiştir. Ali b. Ebi Talha’nın ondan rivâyetine göre de, onlar Bizi öfkelendirince demektir diye rivâyet etmiştir.
el-Maverdî dedi ki: Bunların anlamları farklıdır, ikisi arasındaki fark şudur: Öfke (sehat) hoşlanmayışın açığa vurulması demektir. Kızgınlık (gazab) ise intikam almak istemek demektir.
el-Kuşeyrî dedi ki: Buradaki
“esef”, gazab anlamındadır. Allah’ın gazabı ise ya cezalandırmayı murad etmesidir, o takdirde bu Allah’ın zatî sıfatlarından olur yahutta azâbın kendisi demektir. Bu durumda da bu, Allah’ın fiilî sıfatlarından olur. el-Maverdî’nin sözünün anlamı da budur.
Ömer b. Zerr dedi ki: Ey Allah’a isyan eden kimseler, Allah’ın uzun süre sizi cezalandırmayışına aldanmayın. Onun esefinden (gazabından) sakının. Çünkü O:
“Nihayet onlar Bizi gazablandırınca, kendilerinden intikam aldık” diye buyurmuştur.
“Onlar Bizi gazablandırınca” âyetinin, rasûllerimizi ve sihirbazlar ile İsrailoğulları gibi mü’min dostlarımızı gazablandırınca, anlamında olduğu da söylenmiştir. Bu da yüce Allah’ın:
“Allah’a eziyet ederler” (el-Ahzab, 33/57) âyeti ile:
“Allah ile savaşırlar…” (el-Mâide, 5/33) buyruklarına benzemektedir ki, maksat Allah’ın gerçek dostları ve rasûlleridir.