"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Zekâtın zimmete yahut da aynına bağlı olması

Zekât, zimmet konusunda da farz olur. Bu, İmam Ahmed’den gelen iki rivayetten ve İmam Şâfiî’ye göre de iki görüşünden birisini oluşturmaktadır. Çünkü nisabın dışında da o zekâtı vermek câizdir; ama onun hakkında farz değildir. Bir de eğer onun hakkında bu farz olmuş olsaydı, bunda mal sahibinin tasarruf etmesi mümkün olmaz ve gerekliliği sebebiyle hak sahibi olan kişi, aynı (yani kendisi) hakkında zekâtın edâ edilmesine de imkân bulurdu.

İmam Ahmed’in ikinci rivayetine göre zekât, aynı konusunda farz olur. Bu, İmam Şâfiî’nin de ikinci görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Göğün ve pınarların suladığı ya da sulanmaksızın kendi ince damarlarıyla su emip yetişmiş olan yer mahsullerinde öşür (onda bir zekât) vardır. Hayvanla sulanan mahsullerde ise yarım öşür vardır.”
Bu hadiste ve gelen başka hadis lafızlarında “fî” (de, -da) harfi, gramer açısından zarfiye olarak gelmiştir ve nisaba ulaşmadığı hâlde ondan zekât verilmesi hususu, ruhsaten câiz görülmüştür.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kendisinde-zekat-verilmesi-vacip-olan-bir-nisapta-tasarrufta-bulunmak/,https://kutsalayet.de/senenin-gecmesiyle-zekatin-vacip-olmasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız