İbrahim’in ikram edilen misafirlerinin haberi sana geldi mi?
Diyanet Vakfı
İbrahimin ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi? (Bunlar meleklerdi.)
Kurtubi Tefsiri
İbrahim’in şerefli kılınmış konuklarının haberi sana geldi mi?
“İbrahim’in şerefli kılınmış konuklarının haberi sana geldi mi?” âyeti ile yüce Allah, İbrahim (aleyhisselâm)’ın kıssasını -Lut kavmine yaptığı gibi-âyetlerinİ yalanlayanları helâk etmiş olduğunu, bu vesile ile açıklasın diye zikretmiş bulunmaktadır.
“Sana geldi mi?” “âyeti sana gelmedi mi?” demektir. “mi” lâfzının “.-.mistir” anlamında olduğu da söylenmiştir.
Yüce Allah’ın:
“İnsan üzerinden uzun bir süre geçti mi (geçmiştir, geçmiş bulunuyor.)” (el-İnsan, 76/1) âyetine benzemektedir.
İbrahim (aleyhisselâm)’ın konukları hakkında açıklamalar daha önce Hud Sûresi (11/69. âyet ve devamının tefsirinde) ile el-Hicr Sûresi’nde (15/15. âyet ve devamının tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
“Şerefli kılınmış” âyeti, Allah nezdinde şerefli kılınmış demektir. Buna delil de yüce Allah’ın:
“Bilakis onlar mükerrem (şerefli kılınmış) kullardır.” (el-Enbiya, 21/26) âyetidir. İbn Abbâs dedi ki: Cebrâîl, Mikail ve İsrafil adlı melekleri kastetmektedir. Osman b. Haşin ise bunlara Refail (hepsine selam olsun) adlı meleği de ilave eder.
Muhammed b. Ka’b dedi ki: Cebrâîl ile beraberinde dokuz melek idiler. Atâ ve bir topluluk: Bunlar Cebrâîl, Mikail ve beraberlerinde bir melek daha olmak üzere üç melek idiler.
İbn Abbâs dedi ki: Onları
“şerefli kılınmış: mükerrem” diye nitelendirmesi korkmamaları ve dehşete kapamamalarından dolayıdır.
Mücahid dedi ki: Onlara
“şerefli kılınmış” ismini vermesi, İbrahim (aleyhisselâm)’ın kendilerine bizzat hizmet etmesinden dolayıdır.
Abdu’l-Vehhab dedi ki: Ali b. Iyad bana dedi ki: Evimde helva var. Hakkında ne dersin? Ben: Onun hakkında güzeldir demekten başka bir şey diyemiyorum, dedim. O halde beraber gidelim, dedi. Eve girdim, kölesine seslendi, kölesi orada yoktu. Bir de ne göreyim? Beraberinde güğüm, leğen ve omuzunda mendil ile geldi. Ben: İnna lillah ve inna ileyhi raciun dedim. Ey Ebû’l-Hasan keşke durumun böyle olduğunu bilseydim. (Bunu yapmazdım), dedim. Bana: Yavaş ol dedi. Sen bizim yanımızda mükerrem (şerefli kılınmış) birisisin. Mükerrem olana da bizzat hizmet edilir. Sen yüce Allah’ın:
“İbrahim’in şerefli kılınmış (mükerrem) konuklarının haberi sana geldi mi?” âyetine bir baksana!