Yüz ve avuçların meshedilmesinin vücubiyeti hakkında ihtilaf yoktur. Çünkü Yüce Allah buyurdu ki:
“Temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin.” (Maide Suresi: 6)
Her ikisini de meshetmek vaciptir. Su ile üzerleri yıkanan malum yerleri toprakla da kaplaması gerekir. Mazmaza, istinşak ve ince kılların alt yeri dışında bu yerlerden bir şey düşmez, yani meshedilmesi terk edilemez. Bunu İmam Şafii söylemiştir. Çünkü “temiz toprakla teyemmüm edin” ayet-i kerimesinin anlamı, Yüce Allah’ın “Yüzlerinizi ve ellerinizi yıkayınız” ayetinin anlamı gibidir. Dolayısıyla her ikisini de yıkamakla genelleştirmenin vacip oluşu gibi, meshetmekte de genellemek gerekir.
Bu durumda bir defa toprağa vurup el parmaklarının iç tarafıyla yüzüne mesheder ve ellerinin içi ile kollarını dirsekleriyle birlikte, avuçlarının dışına değin mesheder. Farz olan aza yerini kapladığı sürece bu teyemmüm yerine gelmiş demektir. İster toprağa bir defa vursun, ister iki ya da üç veya daha fazla defa vursun, fark etmez.