Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine şarap sunacak. Öteki ise asılacak ve kuşlar başından yiyecek. Hakkında fetva istediğiniz iş karara bağlanmıştır.
Diyanet Vakfı
Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınıza gelince), biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir.
Kurtubi Tefsiri
“Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz kurtularak, efendisine şarab sunacak. Diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. İşte hakkında sorduğunuz iş (böylece) olup bitmiştir.”
Bu âyete dair açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:
1- Kurtulacak Kişi:
Yüce Allah’ın:
“Biriniz kurtularak efendisine şarab sunacak” âyeti şu demektir: Sakiye dedi ki: Sen daha önce yaptığın İş olan hükümdara şarab sunma ve şakiliğe üç gün sonra döndürüleceksin. Diğerine de şöyle dedi: Sen ise üç gün içerisinde çağırılacak ve asılarak idam edileceksin, kuşlar da başından yiyecektir. Bu sefer bu kişi Allah’a yemin ederim, ben bir şey görmedim deyince, Hazret-i Yûsuf ister görmüş ol, ister görmemiş ol
“hakkında sorduğunuz iş (böylece) olup bitmiştir” diye cevap verdi.
Dilciler “içirdi” anlamında olmak üzere; diye iki şekilde kullanıldığını ve anlamın aynı olduğunu nakletmektedirler. Şairin şu beyitinde olduğu gibi:
“(Yağmur) Mecdoğullarından kavmimi de suladı,
Numeyrlileri de, Hilal’e mensub diğer kabileleri de suladı.”
en-Nehhâs dedi ki: Dilbilginlerinin çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre; “Ona içecek bir şey uzattı ve öbürü de içti” anlamındadır. Yahut ta ağzına su döktü, manasınadır. Buna karşılık; ise ona içecek bir şey tayin etti, anlamına gelir. Allah da şöyle buyurmaktadır:
“Ve size tatlı bir su içirdik,” (el-Murselât, 77/27)
2- Yalan Rüya Tabir Edilirse:
İlim adamlarımız der ki: Bir kimse yalan yere bir rüya gördüğünü söylese, yorumcu da o kişiye rüyasını yorumlayacak olsa, bu yorumun hükmü rüya gördüğünü iddia eden kişiyi bağlar mı? denilecek olsa, biz: Hayır bağlamaz, deriz. Çünkü bu Hazret-i Yûsuf hakkında böyleydi, zira o bir peygamberdi. Peygamber’in yorumu da bir hüküm demektir. Hazret-i Yûsuf da: Şöyle şöyle olacak demiştir, zamanı gelince yüce Allah da onun peygamberliğinin gerçek olduğunu ortaya koymak için haber verdiği gibi yaratmıştır.
Denilse ki: Abdu’r-Rezzak, Ma’mer’den, o Katâ’deden şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Bir adam Ömer b. el-Hattâb’ın yanına gelerek şöyle demiş: Ben kendimi önce ot gibi biter, sonra kurur, sonra biter, sonra bir daha kurur gibi gördüm. Hazret-i Ömer ona şu cevabı vermiş: Sen önce Îman edecek, sonra kâfir olacak, sonra bir daha îman edecek, sonra bir daha kâfir olacak ve kâfir olarak ölecek birisisin, demiş. Bu sefer adam: Hayır bir şey görmedim deyince, Hazret-i Ömer ona: Yûsuf’un arkadaşı hakkında hüküm verildiği gibi senin hakkında da hüküm verilmiş bulunuyor.
Bu soruya bizim cevabımız şudur: Bu özellik Ömer (radıyallahü anh)dan sonra kimseye verilmemiştir. Çünkü Ömer muhaddes (hakkın kendisine itham olunduğu, hakka muvafakat eden) bir kimse idi Buhârî, Enbiya 54, Menâkibu Ashâbi’n-Nebiyy 6; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 23; Tirmizî, Menâkıb 17; Müsned, II, 339, VI, 55. ve o herhangi bir tahminde bulunacak ve onu sözüyle ifade edecek olursa, haber verdiği şekilde meydana gelirdi. Onun bu kabilden gerçekleşen sözleri pek çoktur, bunlardan birisi şudur: Yanına giren bir adama Hazret-i Ömer, ben senin kâhin birisi olduğunu zannediyorum, demiş. Gerçekten de zannettiği gibi idi. Bunu Buhârî rivâyet etmiştir. Bir diğerine göre Hazret-i Ömer bir adama ismini sormuş, o da verdiği cevabında ateşin bütün İsimlerini zikrederek bir isim söylemiş, Hazret-i Ömer ona şu cevabı vermiş: Haydi ailene yetiş, onlar yangında yandılar. Gerçekten dediği gibi olmuş. Bunu da Muvatta’’ rivâyet etmiştir.
İleride yüce Allah’ın izniyle el-Hicr Sûresi’nde (15/75. âyetin tefsirinde) buna dair daha geniş açıklamalar gelecektir.