Sonra azap geldiğinde mi ona inanırsınız? Şimdi mi? Oysa siz onu çabuklaştırmak istiyordunuz.
Diyanet Vakfı
Olacaklar olduktan sonra mı Ona iman edeceksiniz? Şimdi mi? Halbuki onu (azabın gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?
Kurtubi Tefsiri
Vuku bulduktan sonra mı Ona îman edeceksiniz? Şimdi mi, hani siz onun mutlaka çabucak gelmesini isteyip duruyordunuz?
Yüce Allah’ın:
“Vuku bulduktan sonra mı O’na îman edeceksiniz” anlamındaki âyette bir hazf vardır ki, ifadenin takdiri şöyledir: Sizler, azâbın üzerinize inmesinden yana güvenlik altında mısınız? Sonra azap gelip sizi bulduğunda: Şimdi mi ona inandınız, denilir.
Denildiğine göre bu, meleklerin onlarla alay olmak üzere söyleyecekleri sözlerdendir. Bunun, yüce Allah’ın söyleyeceği sözlerden olduğu da söylenmiştir.
“Sonra’nın başına soru için “elifin gelmesinin anlamı, onlara söyletmek ve azarlamaktır. Böylelikle bu, ikinci cümlenin anlamının, birincisinden sonra gerçekleşeceğine delalet etmesi İstenmiştir.
Şöyle de denilmiştir: Buradaki; “Sonra” edatı, peltek “se”nin üstün okunuşu ile; “Orada” anlamındadır. O takdirde bu, bir zarf olur. Yani, orada mı… demek olur. Taberî’nin kabul ettiği görüş budur. O takdirde bunda soru anlamı olmaz. (Yani: Orada vuku bulduktan sonra O’na îman edeceksiniz, demek olur).
“(……..): Şimdİ’nin aslının; Vakti geldi, gibi mebni bir fiil olduğu söylenmiştir. Başındaki “elif” ve “lâm” ise onu isme dönüştürmek için gelmiştir. el-Halil der ki: Bu kelimenin mebni olması, iki sakinin yan yana gelmesinden dolayıdır. Baştaki “elif” ve “lâm” ise, an ve zamana işaret içindir. Şimdi (an) ise, iki zamanın arasındaki sınırdır.
“Hani siz onun”, yani azâbın “mutlaka çabucak gelmesini isteyip duruyordunuz.”