"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yolculuk mesafesi

Ebu Abdullah’ın (İmam Ahmed) mezhebinde namazı kısaltma demek olan “kasr” mesafesinin, dört bürüd’den az olması caiz değildir. Bürüd, 16 fersahtır; bir fersah ise 3 mildir. Böylece mesafe 48 mil eder. el-Kadı der ki: Bir mil, 12 bin adımdır. Bu da iki günlük yürüme mesafesidir. Bu, İbn Abbas ve İbn Ömer’in görüşüdür. İmam Mâlik, Leys, İmam Şâfiî ve İshak da bu görüşe sahip olmuşlardır.

el-Muvaffak der ki: Arkadaşlarımız İbn Abbas ve İbn Ömer’in görüşü ile delil göstermişlerdir. el-Hattâbî ise şöyle demiştir: Bu, İbn Ömer’den gelen en sahih iki rivayetten birisidir. Bundan başkası yeterli olmaz. Çünkü kendisinde namazın kısaltılmasını gerektirecek başka bir delil sabit değildir.

Evzâî ise şöyle der: Âlimlerin geneli; yolculuğun süresi tam bir gün boyunca yürümektir, demişlerdir ve biz de bu görüşü alıyoruz.

Sevrî ve Ebu Hanîfe ise üç günlük bir mesafe olmadıkça namaz kısaltılmaz, demişlerdir. Çünkü “üç gün” hakkında ittifak edilmiştir. Hâlbuki bundan daha azı hakkında ne bir tevakkuf ne de bir ittifak vardır.

Bir günden daha azı için de namazın kısaltılmasının caiz olduğuna dair Selef’ten bir topluluktan bir rivayet de gelmiştir. Cübeyr b. Nefîr’den aktarıldığına göre, o şöyle demiştir: “Şurahbîl b. es-Samt ile birlikte onyedi yahut onsekiz mil mesafe uzaklıkta bulunan bir köye gitmiştik, kendisi (dört rekatlık namazı kısaltarak) iki rekat kıldı. Ben ona bunun sebebini sorunca, o şöyle cevap verdi: ‘Hz. Ömer’i gördüm, Zü’l-Huleyfe’de iki rekat kılmıştır. O’na bunun sebebini sorunca: Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle yaptığını gördüğüm için ben de böyle yaptım, dedi.’”

Enes der ki: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) üç mil yahut üç fersahlık (râvî olan Şu‘be burada şüphe etmiştir) bir mesafeye yolculuğa çıkınca, namazı iki rekat kılardı.”

Muhtemeldir ki uzun bir yolculuğa çıktığı ve söz konusu yolun uzunluğu üç mile ulaştığı vakit namazı kısalttığı şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü Enes başka bir lafızda şöyle demiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte öğle namazını Medine’de dört rekat, Zü’l-Huleyfe’de iki rekat olarak kıldım.”

Musannıf (İbn Kudâme) der ki: Bu imamların ortaya koydukları görüşlerin delil olamayacağı kanaatindeyim. Çünkü sahâbîlerin kavilleri farklı ve birbiriyle çelişkilidir. İhtilafın bulunduğu yerde ise delil olmaz.

Nitekim İbn Abbas ve İbn Ömer’den rivayet edilen bir ihtilafı bizim (Hanbelî) arkadaşlarımız delil göstermişlerdir. Sonra eğer bu mevcut değil ise bu durumda -Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kavli ve ameli yanında- onların kavillerinde hüccet de yok demektir.

Bu, sabit olmayacak olursa o zaman da zikrettikleri takdirde bir çıkış yolu, şu iki yönden mümkün olmayacaktır:

Açıkladığımız üzere bu, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine ve Kur’an’ın zahirine muhaliftir. Çünkü Kur’an’ın zahiri, yeryüzünde sefere çıkıldığı zaman namazı kısaltmayı mübah kılmıştır.
Söz konusu olan takdir, mevkûf şeklindedir. Mücerret bir görüşe göre hareket etmek ise caiz değildir. Özellikle de aslı olmadığı ve kıyas edilecek benzeri bulunmadığı zaman… Öyleyse delil -aksine bir icmâ olmadığı sürece– bu olamaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/namazin-kisaltilmasinin-dayanagi/,https://kutsalayet.de/yolculukta-niyet/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız