Kim, doğru olduğu bir konuda, leh veya aleyhinde yeminle teveccüh edilmiş olursa, bu durumda yemin etmesi mübah olur. Üzerine de günah veya başka bir şey sirayet etmez. Çünkü Yüce Allah, yemin edilmesini meşru kılmış, haram bir konuda ise bunu meşru kılmamıştır. Şüphesiz Allah’u Teala kitabında üç yerde peygamberine hak üzere yemin etmesini emir buyurmuştur. Hz. Ömer de hurma ağacı hakkında Ubey için yemin etmiş ardından onu kendisine hediye vermiştir. Hangisinin daha öncelikli olduğu noktasında ihtilaf edilmiştir. Bir topluluk şöyle demiştir: Yemin etmek, yeminin feda (hediye) edilmesinden daha evladır. Çünkü Hz. Ömer de bizzat yemin etmiştir ve yemin etme konusunda iki fayda bulunur: Birincisi: Yasak kılınan malın zayi edilmesi bu şekilde korunmuş olur, İkincisi ise: Zalim olan kardeşini zulmünden engellemek ve haksız mal yememesini sağlamaktır. el-Muvaffak der ki: Arkadaşlarımız: Faziletli olan yemini feda etmesidir, demişlerdir. Çünkü Hz. Osman yeminini bizzat feda etmiştir. Bunun yanında hakim’ in yanında gerçekleşen yeminde bir tür çaba ve girişim söz konusu olduğundan, hakim yalana nispet edilecek bir hadisenin ortaya çıkmasından emin olamaz. Bir de hakim (bilmesi halinde) yalan yemin eden kişiye ceza da verir. Malının gitmesinde ise ona ait bir ecir bulunur ama bu konumuzda ise malın zayi edilmesi mevzu bahis değildir. . . Hz. Ömer’ e gelince o, bunun bir tür kanunlaşmasından korktuğu için hakları noktasında insanlara yemin etmeyi öngörmüştür. Bu da gösteriyor ki eğer bu durum söz konusu olmasaydı kendisi yemin etmezdi. Öyleyse bu daha evla olur, Allah, en iyisini bilir.
Chat
Sohbet Yükleniyor...