"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Vakıa 75

Hayır, yıldızların konumlarına andolsun!

Diyanet Vakfı
Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,

Kurtubi Tefsiri
Hayır! İşte yıldızların doğup battıkları yerlerine yemin ederim;

Bu âyete dair açıklamalarımızı yedi başlık halinde sunacağız:

1- Bu Âyetteki Yemin:

“Hayır… yemin ederim” âyetindeki;

“hayır” müfessirlerin çoğunun görüşüne göre sıla (fazladan gelmişi)dir ve:

“Yemin ederim” anlamınadır. Buna delil de daha sonra:

“Gerçekten bu büyük bir yemindir” âyetinin gelmiş olmasıdır.

el-Ferrâ’ ise şöyle demiştir: Bu bir nefy edatıdır ve: Durum sizin dediğiniz gibi değildir, anlamında olup daha sonra da

“…yemin ederim” diye sözlerine devam etmektedir. Kişi bazan birisine: Hayır, Allah’a yemin ederim ki, böyle bir şey olmadı, der ve bununla yemin etmeyi nefyetmek amacım gütmeyip, aksine daha önce geçmiş bir ifadeyi nefyetmek kastıyla söylemiş olabilir. Yani, durum senin sözünü ettiğin şekilde değil, o bu şekildedir, demek olur. Buradaki

“Hayır” anlamındaki lâfzın uyan ve dikkat çekmek için kullanılan: “anlamında olduğu da söylenmiştir. Şairin şu mısraında olduğu gibi:

“Ey izleri yok olup gitmeye tutmuş diyarın kalıntıları!

Hayırlı sabahlar olsun sana!”

Bu edatla, iyice düşünsünler diye Kur’ân-ı Kerîm’in faziletine dikkat çekmiş olmakta -iddia ettikleri gibi- bir şiir, bir büyü ve bir kehânet ürünü olmadığını belirtmektedir.

el-Hasen, Humeyd ve Îsa b. Ömer “lâm”dan sonra hemzesiz olarak tahkik anlamını İfade etmek üzere: “Elbette… yemin ederim” diye okumuşlardır ki, bu da hali ifade eden bir fiil olup, mahzuf bir mübtedâ takdir edilir. Buna göre ifade: Şüphesiz ki ben buna yemin ederim” takdirindedir. Eğer bununla fiilin istikbal anlamı vermesi istenecek olsaydı, fiilin sonuna da “nün” gelmesi gerekirdi. Bununla birlikte, gelecek maksadı ile kullanılan fiil ile birlikte getirilen “nûn”un hazfedildiği de görülmüştür, ancak bu şazdır.

2- Yıldızların Doğup Batma Yerleri ve Kısım Kısım İndirilen Kur’ân:

“Yıldızların doğup battıkları yerlerine…” âyetinde sözü edilen “yıldızların doğup battıkları yerler’den kasıt, Katade ve başkasının görüşüne göre, düştükleri yerler ve battıkları yerlerdir. Atâ b. Ebi Rebah onların konaklama yerleridir, diye açıklamıştır. el-Hasen ise, kıyâmet gününde yıldızların ışıklarının söndürülüp etrafa dağılmasıdır, diye açıklamıştır.

ed-Dahhak şöyle demiştir: Bunlardan kasıt cahiliye dönemi insanlarının -yağmur yağdığı sırada- şu yıldızın doğuşu sebebiyle bize yağmur yağdırıldı, dedikleri yıldızların doğuş yerleridir.

el-Maverdi de şöyle demiştir: Yüce Allah’ın:

“Hayır.,, yemin ederim” âyeti bu durumda kasemin nefyedilmesi şeklinde gerçek anlamıyla kullanılmış olur.

el-Kuşeyri de şöyle demiştir: Bu bir kasemdir ve yüce Allah’ın dilediği şeye kasem etme hakkı vardır, Bizlerin ise yüce Allah’tan ve O’nun kadim sıfatlarından başkasıyla yemin etmek hakkımız yoktur.

Derim ki: Buna el-Hasen’in: “Muhakkak ki yemin ederim” anlamındaki kıraatiyle şanı yüce Allah’ın, Kitabında birçok yerde yarattıklarından birtakım varlıklara yapmış olduğu yeminler delil teşkil etmektedir.

İbn Abbâs dedi ki: Burada

“Yıldızların doğup battıkları yerler “den kasıt, Kur’ân-ı Kerîm’in kısım kısım indirilmesidir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’i en üst semadaki Levh-i Mahfuzdan yazıcı meleklere indirdi. Bu yazıcı melekler de Cebrâîl’e yirmi gecede kısım kısım indirdi. Cebrâîl de Muhammed (aleyhisselâm)’a yirmi yıllık bir zaman zarfında kısım kısım indirdi. Cebrâîl Kur’ân-ı Kerîm’i Muhammed’in ümmetine olaylara göre indiriyordu. Bu açıklamayı el-Maverdî, İbn Abbâs ve es-Süddî’den nakletmiştir.

Ebû Bekr el-Enbârî de şöyle demektedir: Bize Kadı İsmail b. İshak anlattı. Bize Haccac b. el-Minhal anlattı. Bize Hemmal, el-Kelbî’den anlattı, o Ebû Salih’ten, o İbn Abbâs’tan dedi ki: Kur’ân-ı Kerîm dünya semasına bir defada indi. Daha sonra yeryüzüne kısım kısım İndi. Bundan sonra ise Kur’ân-ı Kerîm beşer âyet, beşer âyet, daha az ya da daha çok olarak kısımlara ayrıldı. İşte yüce Allah’ın:

“Hayır, işte yıldızların doğup battıkları yerlerine yemin ederim ve eğer bilirseniz gerçekten bu büyük bir yemindir. Şüphesiz o oldukça şerefli bir Kur’ân’dır” âyeti bunu anlatmaktadır.

Necm; yıldız anlamına geldiği gibi taksit, parça, kısım, böltlm gibi anlamlara da getir Bu kelime de btı buyruklarda kullanılan “nucum”un tekilidir. Buna göre “nucûm” kelimesine “yıldızlar” anlamını değil de Kur’ân-ı Kerîm’in zamanla inen buyrukları olduğuna işaret edenler, nucûm’un bu anlamını yani kısım kısım, parça parça anlamını gözönünde bulundurmuş olmaktadırlar.

el-Ferrâ’ da İbn Mes’ûd’dan: “Yıldızların doğup battıkları yerler’in Kur’ân-ı Kerîm’in muhkem buyrukları olduğunu söylediğini rivâyet etmektedir. Hamza ve el-Kisâî de “yerler” anlamındaki lâfzı tekil olarak: diye okumuşlardır. Aynı zamanda bu Abdullah b. Mesud, en-Nehaî, el-Ameş, İbn Muhaysın ve Ruveys’in rivâyetine göre Yakub’un da kıraatidir. Diğerleri ise çoğul plarak okumuşlardır, tekil olarak okuyanların bu kıraati çoğul anlamını İfade eden cins isim oluşundan dolayı (uygun bir kıraattir) çoğul yapan da çeşitlerinin farklılığından dolayı çoğul olarak okumuştur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/vakia-74/,https://kutsalayet.de/vakia-76/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız