Biz onu bir öğüt ve yolcular için bir fayda aracı yaptık.
Diyanet Vakfı
Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.
Kurtubi Tefsiri
Onu bir öğüt ve ibret vesilesi ve konup göçenler için bir fayda kılan Bizleriz.
“Onu bir öğüt ve ibret vesilesi… kılan Bizleriz.” Dünya ateşi o büyük ateşi hatırlatan bir öğüttür, demektir. Bu açıklamayı Katade yapmıştır. Mücahid: Karanlıklarda insanların görmesini sağlar, diye açıklamıştır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan da şöyle dediği sahih rivâyetle sabittir: “Âdemoğullarının yaktıkları sizin şu ateşiniz, cehennem ateşinin yetmişte biridir.” Ey Allah’ın Rasûlü! Bu kadarı bile olsaydı yeterdi deyince, şöyle buyurdu: “O (cehennem ateşi) buna (dünya ateşine) hepsi de bu dünya ateşinin harareti gibi olan altmışdokuz kat daha üstündür. ” Aynı manada nisbeten farklı lâfızlarla ibn Mâce, II, 1444; İbn Abdi’l-Berr, Temhid, XVI-II, 153.
“Ve konup göçenler İçin bir fayda kılan Bizleriz.” ed-Dahhak yolcular için bir fayda … diye açıklamıştır. Misafirlere bu ismin veriliş sebebi,bitkisizyer demek olan: denilen yerlere konaklamalardan dolayıdır. el-Ferrâ’ dedi ki: ‘Yolculara hiçbir bitkisi bulunmayan yere indikleri vakit: denilir. Kurak ve hiçbir şeyi olmayan araziye hem med, hem kasr ile hem denilir. “Hiçbir dostun, tesellicinin bulunmadığı konaklama yeri” demektir. “Ev sakinlerinden yana boşaldı” denilir. şeklinde de kullanılabilir. en-Nabiğa şöyle demiştir:
“Ey karşımda yükselen tepelerdeki Meyye diyarı,
Bomboştur artık orası ve üzerinden (bu taliyle) çok uzun bir zaman geçmiştir.”
Antere de şöyle demektedir:
“Üzerinden uzunca bir zaman geçmiş yurdun geriye kalıp görünen kalıntılardan selam sana,
Sakinlerinden yana -Um el-Heysem’den sonra- boş kalmış ve kuraklaşmış (bir diyardır o).”
“O da, sahipleri de güçlendi” demektir. Aynı şekilde yolculuk yapıp da çorak ve kurak bir yere konakladı, anlamındadır.
Mücahid dedi ki:
“Konup göçenler için” yemek pişirmek, ekmek pişirmek, ısınmak, aydınlanmak gibi kendisinden yararlanan bütün insanlar demektir. Bu ateş sayesinde cehennem ateşi hatırlanır ve ondan Allah’a sığınılır.
İbn Zeyd dedi ki: Bu yemeklerini pişirmek için açlara bir faydadır demektir. “Şu kadar, su kadar zamandan beri hiçbir şey yemedim” denilir. “Filan kişi aç ve hiçbir şey yemeksizin geceyi geçirdi” anlamındadır. Şair de şöyle demiştir:
“Açlıktan ikiye katlanarak gece bir şey yememeyi tercih ederim,
O bayağı birisidir, denilir korkusuyla.”
er-Rabî ve es-Süddî de:
“konup göçenler” beraberlerinde çakmak bulunmayan yani yakacak ve dolayısıyla onunla bir şeyler pişirecek ateşleri bulunmayan konaklayan yolcular, demektir. Ayrıca bu açıklamayı el-Avfl, İbn Abbâs’tan rivâyet etmiştir. Kutrub dedi ki; zıt anlamlı kelimelerdendir. Fakir anlamına da, zengin anlamına da kullanılır. “O adam ile birlikte azık yok” demektir. Aynı şekilde binekleri güçlü olup, malı çok olması halini anlatmak için de bu fiil kullanılır.
el-Mehdevî dedi ki; Âyet-i kerîme bütün bu anlamlara elverişlidir. Çünkü yolcunun da, ikamet edenin de, zenginin de, fakirin de ateşe ihtiyacı vardır.
es-Sa’lebî’nin naklettiğine göre ise; müfessirlerin çoğunluğu birinci görüşü benimsemişlerdir. el-Kuşeyri de şöyle demektedir; Ateşten özellikle yolcunun yararlandığının sözkonusu edilmesi, onun sağladığı faydanın, ikamet halinde olanın sağladığı faydadan daha çok oluşundan dolayıdır. Çünkü çölde yaşayan kimselerin ateşe kaçınılmaz olarak ihtiyaçları vardır. Yırtıcı hayvanların kendilerinden kaçması için onu geceleyin yakarlar ve birçok ihtiyaçlarında ateşi kullanırlar.