"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Vakfa ait faydalardan vakıfın istifade etmesi

Kim sahih olarak bir vakıf bırakmış olursa, buna dair menfaat ve faydanın tümü vakfedilene ait olur. Bunun yanında vakıfın (vakfedenin) mülkünden bu eşya ve buna dair menfaat ise elinden çıkıp gider. Bu sebeple o vakıf eşyasından istifade etmesi artık caiz olmaz. Ancak Müslümanlar için vakfedilmiş bir eşya olursa bu müstesna tutulmuştur; çünkü genel olarak kendisi de bu kapsamda dahildir. Mesela bir mescid vakfetmesi ki, bunun içerisinde kendisi de namaz kılabilir ve vakfettiği bir kabristanlığa kendisi de defnolabilir. Yahut da Müslümanlar için vakfetmiş olduğu bir kuyudan kendisi de su içebilir. Veyahut da tüm Müslümanları kapsayan bir vakıf bağışlamıştır ve kendisi de o Müslümanlardan birisini temsil ettiği için bundan istifade edebilir. el-Muvaffak der ki: Bu noktada ihtilaf edenin olduğunu bilmiyoruz.

Vakıf şayet vakfettiği eşyadan kendisi için harcanmasını şart koşmuş olursa, hem vakıf ve hem de şart geçerli olur. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. el-Kadı der ki: Bir görüşe göre bu vakıf sahih olur. Nitekim İbn Ebû Leylâ, İbn Şübrüme, Ebû Yûsuf ve İbn Süreyc de bunu söylemiştir. Çünkü Hz. Ömer vakıf bıraktığı zaman: “Onun idaresini üzerine alan kimseye bunu servet aracı olarak kullanmamak şartıyla normal ölçüler içerisinde ondan yemesinde ve bir başkasına yemesi için vermesinde mahzur yoktur.” demiştir. Nitekim o ölünceye değin bu, bir vakıf olarak elinde kalmıştır.

İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve Muhammed b. el-Hasen ise; bu durumda vakıf geçerli olmaz; çünkü bu, mülkün izale edilmesidir. Dolayısıyla da vakfın menfaatini –alışveriş ve hibe gibi– kişinin kendisi için şart koşması caiz değildir, demişlerdir.

İstediği vakit satmayı, hibe etmeyi yahut bundan rücu etmeyi şart koşacak olursa, bu durumda şart ve vakıf geçerli olmaz. el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz; zira bu, vakfın maksadını ortadan kaldırmaktadır.

Kendisi için malı vakfetmiş olsa sonrasında bunu yoksullara yahut çocuğuna vakfetse, bunun hakkında iki görüş gelmiştir:
1) Bu vakıf, geçerli olmaz. Peki, sonrasındaki vakfı iptal eder mi? İşte bunun hakkında da başlangıçta kopuk sayılan vakfın durumuna binaen iki görüş yer almaktadır. Şâfiî mezhebinin görüşü bu yöndedir. Zira vakıf, menfaat ve sorumluluğu temlik etmektir. Kendisine ait olan bir malı kendisine satması caiz olmadığı gibi, kendisinin vakıf eşyasını kendisine temlik etmesi de caiz olmaz.
2) Bir topluluktan nakledildiğine göre bu tür vakıf geçerlidir. Bunu, İbn Ebû Mûsâ tercih etmiştir. İbn Akîl ise: Bu görüş daha doğrudur, demiştir. Bu, aynı zamanda İbn Ebû Leylâ, İbn Şübrüme, Ebû Yûsuf ve İbn Süreyc’in de kavlidir. Nitekim bu husus, söz konusu vakfın menfaatlerinden kendisine rücu eden bir şeyi şart koşması konusunda zikredilmişti. el-Muvaffak ise: Birinci görüş kıyasa daha uygundur, demiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/vakif-lafizlari/,https://kutsalayet.de/bir-topluluga-cocuklarina-pesinden-gelen-yakinlarina-ve-soylarina-vakif-birakmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız