1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49
Tûr Suresi, Kur’an’ın 52. suresi olup Mekke döneminde indirilmiştir ve 49 ayetten oluşur. Adını, ilk ayette geçen ve Hz. Musa’ya vahyin verildiği dağ olarak bilinen “Tûr” kelimesinden alır. Surede tevhid, ahiret, Allah’ın kudreti, peygamberlik ve inkârcıların iddialarına verilen cevaplar üzerinde durulur.
Surenin başlangıcında Tûr’a, yazılı kitaba, Beytü’l-Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana ve kaynatılmış denize yemin edilerek Rabbin azabının mutlaka gerçekleşeceği bildirilir. O gün meydana gelecek olayların önüne geçebilecek hiçbir gücün bulunmadığı vurgulanır.
Tûr Suresi’nde kıyamet günü tasvir edilir. Göğün şiddetle sarsılacağı, dağların yerlerinden oynayacağı ve inkârcıların cehenneme sevk edileceği anlatılır. Dünyada hakikati yalanlayanların, ahirette bunun sonucuyla karşılaşacakları belirtilir.
Buna karşılık takva sahiplerinin durumu da açıklanır. Onların cennetlerde, nimetler içinde bulunacakları, Allah’ın kendilerini cehennem azabından koruduğu için sevinç duyacakları bildirilir. Cennet ehlinin güzel elbiseler içinde ağırlanacakları, ailelerinden iman edenlerin de kendilerine katılacağı ve çeşitli nimetlerle rızıklandırılacakları anlatılır.
Surede Allah’ın Elçisi’ne yöneltilen suçlamalar reddedilir. Müşriklerin onu bir kâhin, şair veya uydurmacı olarak göstermeye çalıştıkları belirtilir. Kur’an’ın insan sözü olmadığı ve Allah tarafından indirildiği vurgulanır.
Tûr Suresi’nde inkârcılara çeşitli sorular yöneltilir. Kendi kendilerine mi yaratıldıkları, yoksa yaratıcı mı oldukları sorulur. Gökleri ve yeri onların mı yarattıkları, Allah’ın hazinelerinin onların yanında mı bulunduğu veya mutlak otoritenin kendilerine mi ait olduğu sorularak iddialarının temelsizliği ortaya konulur. Bu ayetler, Kur’an’daki en güçlü tevhid delilleri arasında kabul edilir.
Surede müşriklerin melekleri Allah’ın kızları olarak görmeleri de eleştirilir. Allah’a çocuk isnat etmelerinin tutarsızlığı gösterilir ve Allah’ın her türlü eksiklikten uzak olduğu belirtilir.
Tûr Suresi’nde geçmişte olduğu gibi inkârcıların, gökten üzerlerine bir parça düşse bile bunu sıradan bir olay olarak açıklamaya çalışacakları ifade edilir. Böylece onların gerçeği kabul etmek istemeyen tavırlarına dikkat çekilir.
Surede Allah’ın Elçisi’ne sabır tavsiye edilir. Onun Allah’ın koruması altında bulunduğu belirtilir ve Rabbini tesbih etmesi emredilir. Gece vakitlerinde ve yıldızların çekildiği zamanlarda Allah’ı anması öğütlenir.
Tûr Suresi’nin son bölümünde Allah’ın hükmünün mutlaka gerçekleşeceği tekrar vurgulanır. İnkârcıların dünya hayatındaki güç ve planlarının kendilerini kurtaramayacağı, asıl hükmün Allah’a ait olduğu bildirilir.
Genel olarak Tûr Suresi, kıyamet ve ahiret gerçeğini güçlü ifadelerle anlatan, cennet ve cehennem sahnelerini tasvir eden, inkârcıların peygamberlik ve vahiy hakkındaki iddialarını reddeden, Allah’ın yaratıcı ve mutlak hâkim olduğunu delillerle ortaya koyan ve insanları tevhid inancına çağıran son derece etkileyici bir suredir.