İncire ve zeytine andolsun.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve t-tini (incire) ve z-zeytuni (ve zeytine)
Mukatil Tefsiri
Allah, yenilen incire ve kendisinden yağ çıkarılan zeytine yemin etmektedir.
Taberi Tefsiri
Tefsir ehli, “incire ve zeytine andolsun” sözünün tefsirinde ihtilaf etmiştir. Bazıları, incir ile yenen incirin, zeytin ile de yağı sıkılan zeytinin kastedildiğini söylemiştir. İbn Beşşar, Ruh’tan, o Avf’tan, o Hasan’dan nakletmiştir: “İncir, yediğiniz şu incirdir; zeytin de yağı sıkılan şu zeytindir.” Yakub b. İbrahim, Mu‘temir b. Süleyman’dan, o Hakem’den, o İkrime’den nakletmiştir: “İncir incirdir; zeytin de yediğiniz zeytindir.” İbn Humeyd, Yahya b. Vâdıh’tan, o Hüseyin’den, o Yezid’den, o İkrime’den nakletmiştir: “İnciriniz ve zeytininizdir.” Yakub, İbn Uleyye’den, o Ebû Recâ’dan nakletmiştir: İkrime’ye “incir ve zeytin” soruldu, o da “İncir şu incirinizdir, zeytin de şu zeytininizdir” dedi. İbn Beşşar, Müemmel’den, o Süfyan’dan, o İbn Ebî Necih’ten, o Mücahid’den nakletmiştir: “İncir, yenen incirdir; zeytin de yağı sıkılandır.” İbn Beşşar, Abdurrahman’dan, o Süfyan’dan, o İbn Ebî Necih’ten, o Mücahid’den bunun benzerini nakletmiştir. İbn Humeyd, Mihran’dan; Ebû Küreyb de Vekî’den; her ikisi Süfyan’dan, o İbn Ebî Necih’ten, o Mücahid’den bunun benzerini nakletmiştir. Muhammed b. Amr, Ebû Âsım’dan, o İsa’dan; Haris de Hasan’dan, o Verka’dan; her ikisi İbn Ebî Necih’ten, o Mücahid’den nakletmiştir: “İnsanların yediği meyvedir.” İbn Humeyd, Mihran’dan, o Sellâm b. Süleym’den, o Hasîf’ten, o Mücahid’den nakletmiştir: “O sizin inciriniz ve zeytininizdir.” İbn Beşşar, Müemmel’den, o Süfyan’dan, o Hammâd’dan, o İbrahim’den nakletmiştir: “İncir, yenen incirdir; zeytin de yağı sıkılan zeytindir.” İbn Abdüla‘lâ, İbn Sevr’den, o Ma‘mer’den, o Kelbî’den nakletmiştir: “İncir ve zeytin gördüğünüz şeydir.” Bişr, Yezid’den, o Said’den, o Katade’den nakletmiştir: Hasan, “İncir ve zeytin” hakkında “İncir sizin inciriniz, zeytin de şu zeytininizdir” demiştir. Başkaları ise incirin Dımaşk mescidi, zeytinin de Beytülmakdis olduğunu söylemiştir. İbn Beşşar, Ruh’tan, o Avf’tan, o Yezid Ebû Abdullah’tan, o Kâ‘b’dan nakletmiştir: “İncir Dımaşk mescidi, zeytin ise Beytülmakdis’tir.” İbn Abdüla‘lâ, İbn Sevr’den, o Ma‘mer’den, o Katade’den nakletmiştir: “İncir, üzerinde Dımaşk bulunan dağdır; zeytin de üzerinde Beytülmakdis bulunan dağdır.” Bişr, Yezid’den, o Said’den, o Katade’den nakletmiştir: “Bize zikredildiğine göre incir, üzerinde Dımaşk bulunan dağ; zeytin de üzerinde Beytülmakdis bulunan dağdır.” Yunus, İbn Vehb’den, o İbn Zeyd’den nakletmiştir; ona “incir ve zeytin” sorulunca şöyle demiştir: “İncir Dımaşk mescidi, zeytin de Îliyâ mescididir.” Ebû Küreyb, Vekî’den, o Ebû Bekir’den, o İkrime’den nakletmiştir: “Onlar iki dağdır.” Başkaları ise incirin Nuh mescidi, zeytinin de Beytülmakdis mescidi olduğunu söylemiştir. Muhammed b. Sa‘d, babasından, o amcasından, o babasından, o da kendi babasından, o İbn Abbas’tan nakletmiştir: “İncir ve zeytin” hakkında “Cûdî üzerine yapılan Nuh mescidi; zeytin ise Beytülmakdis’tir” demiştir. Ayrıca “İncir, zeytin ve Tûr-i Sînîn Şam’da bulunan üç mescittir” de denilmiştir. Bu konuda bize göre doğru olan görüş, incirin yenen incir, zeytinin de yağı sıkılan zeytin olduğunu söyleyenlerin görüşüdür. Çünkü Araplar arasında bilinen anlam budur. İncir diye adlandırılan bir dağ veya zeytin diye adlandırılan bir dağ bilinmemektedir. Ancak biri, “Rabbimiz incire ve zeytine yemin etti; sözden maksat, incirin yetiştiği yerlere ve zeytinin yetiştiği yerlere yemindir” derse, bu bir yorum olabilir. Fakat bunun böyle olduğuna dair ne indirilen metnin zahirinde ne de sözüne muhalefet caiz olmayan birinden gelen bir delilde açıklık vardır. Çünkü Dımaşk’ta incirin yetiştiği yerler, Beytülmakdis’te de zeytinin yetiştiği yerler vardır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…