Eğer onlar Allah’ın ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve “Allah bize yeter. Allah bize lütfundan verecek, Resulü de. Şüphesiz biz Allah’a rağbet edenleriz” deselerdi.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve lev ennehum (keşke onlar) radû (razı olsalardı) mâ âtâhumullâhu (Allah’ın kendilerine verdiğine) ve rasûluhû (ve elçisinin verdiğine) ve kâlû (ve deselerdi) hasbunallâhu (Allah bize yeter) se yu’tînallâhu (Allah bize verecektir) min fadlihî (lütfundan) ve rasûluhû (ve elçisi de). İnnâ (şüphesiz biz) ilallâhi (Allah’a) râğıbûn (yönelenleriz).
Mukatil Tefsiri
Eğer onlar Allah’ın ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve Allah bize yeter deselerdi; Allah yakında bizi lütfundan zenginleştirecek ve Resulü de bize verecektir deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Burada sözün dizilişinde takdim vardır. Biz ancak Allah’a yönelip isteyenleriz; yani arzumuzu Allah’a yöneltiyor ve O’nun lütfunu istiyoruz.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, sadakalar konusunda seni ayıplayan bu kimseler, Allah’ın ve Resulünün kendilerine verdiği bağışa ve kendileri için taksim ettiği paya razı olsalardı ve Allah bize yeter deselerdi; yani Allah bize kâfidir deselerdi; Allah bize lütfundan verecek, Resulü de sözüyle, Allah bize hazinelerinin lütfundan, Resulü de sadakadan ve başka şeylerden verecektir demektedir. Şüphesiz biz Allah’a rağbet edenleriz sözüyle de, Allah’ın lütfundan bize bolluk vermesine, böylece bizi sadakadan, insanların diğer yardımlarından ve onlara muhtaç olmaktan müstağni kılmasına rağbet ediyoruz deselerdi.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…