Sabah nefes aldığı zaman,
Diyanet Vakfı
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Kurtubi Tefsiri
Nefes aldığı zaman sabaha,
“Geri geldiği zaman geceye” âyeti hakkında el-Ferrâ” şöyle demiştir: Müfessirler: fiilinin “geri döndü” anlamına geldiğini icma’ ile kabul etmişlerdir. Bunu el-Cevherî nakletmektedir.
Bazı ilim adamlarımız da şöyle demiştir: Bu, gecenin ilk vakti girip, karanlığı bastı, demektir. Bulut yere yaklaştığı zaman da böyle (denir). el-Mehdevi dedi ki:
“Geri geldiği zaman geceye” karanlığı ile geri gittiği zaman, demektir. İbn Abbâs, Mücahid ve başkalarından bu şekilde nakledilmiştir. Yine onlardan, el-Hasen’den ve başkalarından; karanlığı ile geldiği zaman diye açıkladıkları rivâyet edilmiştir. Zeyd b. Eslem: Gitti; diye açıklamıştır, el-Ferrâ” dedi ki: Araplar ondan (geceden) ancak çok az bir kısmı kaldığı takdirde; ile derler.
el-Halil ve başkaları da şöyle demiştir: Gece geldiği ya da geri dönüp gittiği zaman; denilir. el-Müberred dedi ki: Bu zıt anlamlı kelimelerdir. Her iki anlam da aynı şeye racidir. Bu da başında karanlığın görünmesi sonunda ise geçip gitmesi demektir. Alkame b. Kurat dedi ki:
“Nihayet sabah onun için nefes almaya başlayıp da
Gecesi üzerinden çekilip geri gittiğinde…”
Ru’be de şöyle demiştir:
“Ey Hind! O adam(ın gençliği) ne çabuk gitti ve yaşlandı?
Halbuki daha önce taze bir gençti.”
Bu el-Ferrâ”nın delilidir. İmruu’l-Kays da şöyle demiştir:
“Çok yaklaştı, isteseydi daha da yaklaşırdı
O zaman onun ateşinden bir miktar alır (aydınlanır)dık.”
İşte bu da “yaklaşma” anlamına geldiğini göstermektedir. el-Hasen ve Mücahid: “(……..): Karanlığı bastı” diye açıklamışlardır. Şair de şöyle demiştir:
“Nihayet geceleri karanlığını bastırınca
Gece karanlığını (aydınlıktan) ayıran sınırından bir karanlığa binerler.”
el-Maverdî dedi ki: ‘ın asıl anlamı “dolmak’tır. Bu bakımdan büyükçe kaseye içindekilerle dolup taşlığından dolayı; denilir. Gecenin başlangıcı hakkında dolu dolu gelip başlamasından dolayı da bu tabir kullanılmıştır. Geri dönüp gitmesi ve karanlığının dolması yani tamamlanması dolayısı ile de geçip gitmesi hakkında kullanılmıştır. İmruu’l-Kays’ın:
“As’as’deki o eski diyara yakınlaştılar.”
Mısraında “As’as” çölde bir yerin adidir. Bu aynı zamanda bir adamın da adıdır. Recez vezninde şair şöyle demiştir:
“As’as’a gelince, o güven duyacağın ne iyi bir delikanlıdır!”
Kurda da; denilir. Çünkü o geceleyin uyumaz ve bir şeyler arar. Kirpilere de geceleyin çokça gidip geldiklerinden ötürü: denilir, Ebû Amr: Koklamak” demektir demiş ve şu mısraı zikretmiştir: mevki sahibi bir elçinin.” Ebû Salih’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: O, izin almaksızın yetmiş perdeden içeriye girer.