Hayır, yemin ederim o gizlenenlere.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe (artık) la (hayır) uksimu (yemin ederim) bi’l-hunnes (sinenlere)
Mukatil Tefsiri
Allah Teâlâ yemin ederek buyurmuştur ki: Hayır! Sinip kaybolanlara yemin ederim. Burada kastedilen beş gezegendir: Merih (Behram), Zühre, Zühal, Müşteri ve Utarid’dir. Bunlara “hunnes” denilmiştir; çünkü gündüz kaybolur ve görünmezler, gece ortaya çıkar ve görünürler.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın “gizlenenler” ve devamındaki “akıp gidenler, yuvalarına girenler” ifadeleri hakkında tefsir ehli ihtilaf etmiştir. Bazıları bunların beş parlak gezegen olduğunu söylemiştir. Bunlar yürüyüşlerinde gizlenir, geri döner, sonra yuvalarına girer gibi görünmez olurlar. Bu beş yıldız; Behrâm, Zühal, Utarid, Zühre ve Müşteri’dir. Ali’ye “akıp giden, yuvalarına girenler” sorulunca “Bunlar yıldızlardır” demiştir. Başka bir rivayette Ali, “Bunlar gündüz gizlenen ve gece yuvalarına giren yıldızlardır” demiştir. Yine ondan, “Bunlar gece yürür, gündüz gizlenir” rivayeti gelmiştir. Hasan, Bekkir b. Abdullah, Mücâhid, Katâde, Hasan el-Basrî ve İbn Zeyd de bunların yıldızlar olduğunu söylemişlerdir. Katâde: “Onlar gece görünür, gündüz gizlenir” demiştir. İbn Zeyd ise şöyle açıklamıştır: “Gizlenen, akıp giden ve yuvalarına girenler yıldızlardır. Onlar doğuş yerlerinden geri kalırlar; her yıl doğuşlarında bir gecikme olur. Gündüz gizlenir ve görünmezler; sonra akıp giderler. İşte gizlenen, akıp giden ve yuvalarına girenler bunlardır.”
Başka bazıları ise bunların yabani sığırlar olduğunu söylemiştir. İbn Mesûd’a “akıp giden, yuvalarına girenler” sorulduğunda Ebû Meysere “Bunlar yabani sığırlardır” demiş, İbn Mesûd da: “Ben de böyle görüyorum” demiştir. Başka bir rivayette İbn Mesûd, Amr b. Şurahbîl’e: “Akıp giden, yuvalarına girenler nedir, ne sanıyorsun?” diye sormuş; o da “Sığır olduğunu düşünüyorum” deyince Abdullah: “Ben de onu sığır olarak görüyorum” demiştir. Câbir b. Zeyd de bunların yuvalarına giren yabani sığırlar olduğunu söylemiştir. İbn Vehb bunu, “Kurtlardan kaçtıklarında yuvalarına giren sığırlar” diye açıklamıştır. İbrâhim en-Nehaî de “Bunlar yabani sığırlardır” demiştir. Bir rivayette Mücâhid bu konuda “Bilmiyorum” deyince İbrâhim onu azarlamış ve “Niçin bilmiyorsun? Bunlar sığırlardır” demiştir. Mücâhid, “Bazıları Ali’den bunun yıldızlar olduğunu rivayet ediyor; biz ise bunun sığırlar olduğunu işitirdik” deyince İbrâhim, “Ali’ye yalan isnat ediyorlar” demiştir. Ona göre “yuvalarına girenler” yabani sığırların sığındığı inlerdir; “gizlenen ve akıp gidenler” de bu sığırlardır.
Başka bazıları ise bunların ceylanlar olduğunu söylemiştir. İbn Abbas, “Gizlenen, akıp giden, yuvalarına girenler” hakkında “ceylanlar” demiştir. Saîd b. Cübeyr de “gizlenenler” için “ceylanlar” açıklamasını yapmıştır. Mücâhid de bir rivayette: “Biz bunun ceylanlar olduğunu söylüyorduk; sonra Saîd b. Cübeyr’in bunu İbn Abbas’a sorduğunu ve İbn Abbas’ın ayeti ona tekrar okuduğunu zannettik” demiştir. Dahhâk da “Bunlar ceylanlardır” demiştir.
Taberî’ye göre doğru olan, Allah’ın bazen gizlenen, bazen akıp giden, bazen de yuvalarına çekilen şeylere yemin ettiğini söylemektir. “Gizlenmeleri” kaybolmaları, “akıp gitmeleri” hareket edip yürümeleri, “yuvalarına çekilmeleri” ise sığındıkları yerlere girmeleridir. Araplara göre “mekânis”, yabani sığırların ve ceylanların sığındıkları yerlerdir; tekili “meknis” veya “kinâs”tır. Arap şiirinde de hem yabani sığırların hem ceylanların sığındığı yerler için bu kelime kullanılmıştır. Bunun yıldızların gökte bulundukları yerler için mecaz olarak kullanılması da inkâr edilemez. Ayette bunun özellikle yıldızlar olduğunu gösteren kesin bir delil olmadığı gibi, yalnızca sığır veya yalnızca ceylan olduğunu gösteren bir delil de yoktur. Bu yüzden doğru olan, Allah’ın zikrettiği vasıflara sahip olan her şeyi bu kapsama almaktır: bazen gizlenen, bazen akıp giden, bazen de sığındığı yere çekilen her şey bu yeminin kapsamına girer.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…