"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Kafi Tevhid 5

Kafi 232

Ali b. İbrahim’in, Muhammed b. İsa b. Ubeyd’den, onun Hasan b. Mahbûb’dan, onun İbn Riâb’dan ve başka ravilerden, onların da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Kim Allah’a vehim ve tasavvur yoluyla ibadet ederse kâfir olur. Kim mânâyı bırakıp yalnızca isme ibadet ederse kâfir olur. Kim hem isme hem mânâya ibadet ederse şirk koşmuş olur. Kim ise Allah’ın kendi zâtını nitelediği sıfatlarla isimleri O’nun üzerine uygulayarak doğrudan mânâya ibadet eder, kalbini buna bağlar ve bunu gizlisinde de açığında da diliyle ikrar ederse, işte onlar gerçekten Emîru’l-Mü’minîn’in ashabıdır.”

Başka bir rivayette ise: “İşte onlar gerçek müminlerdir.” (Enfâl 4) buyurulmuştur.

Kafi 233

Ali b. İbrahim’in, babasından, onun Nadr b. Süveyd’den, onun Hişam b. Hakem’den rivayet ettiğine göre Hişam b. Hakem şöyle dedi:

Ebu Abdullah’a Allah’ın isimleri ve bu isimlerin kökenleri hakkında soru sordum ve:

“Allah ismi hangi kökten türemiştir?” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Ey Hişam! Allah ismi, ilah kelimesinden türemiştir. İlah ise kendisine kulluk edilen mabudu gerektirir. İsim, isimlendirilen şeyin kendisi değildir. Bu sebeple kim mânâyı bırakıp yalnızca isme ibadet ederse kâfir olur ve gerçekte hiçbir şeye ibadet etmiş olmaz. Kim hem isme hem mânâya ibadet ederse kâfir olur ve iki şeye ibadet etmiş olur. Kim ise ismi bırakıp doğrudan mânâya ibadet ederse, işte gerçek tevhid budur. Ey Hişam! Anladın mı?”

Ben:

“Biraz daha açıklayın.” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Eğer isim, isimlendirilen varlığın kendisi olsaydı bu isimlerin her biri ayrı bir ilah olurdu. Fakat Allah, bu isimlerin işaret ettiği hakikattir. Bu isimlerin tamamı ise O’ndan başkadır. Ey Hişam! Ekmek, yenilen şeyin adıdır; su, içilen şeyin adıdır; elbise, giyilen şeyin adıdır; ateş de yakan şeyin adıdır. Ey Hişam! Şimdi anladın mı? Bu anlayış sayesinde düşmanlarımıza ve Allah ile birlikte başkasını kabul edenlere karşı kendini savunabilecek, delil getirebilecek ve mücadele edebilecek misin?”

Ben:

“Evet.” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Allah seni bundan faydalandırsın ve seni bu inanç üzerinde sağlam kılsın ey Hişam!”

Hişam şöyle dedi:

“Allah’a yemin ederim ki o günden bugüne kadar tevhid konusunda hiç kimse bana üstün gelemedi ve beni susturamadı.”

Kafi 234

Ali b. İbrahim’in, Abbas b. Ma‘rûf’tan, onun Abdurrahman b. Ebi Necran’dan rivayet ettiğine göre Abdurrahman şöyle dedi:

Ebu Cafer’e yazdım veya kendisine bizzat şöyle dedim:

“Allah beni size feda etsin! Biz Rahmân’a, Rahîm’e ve bir olan Allah’a ibadet ediyoruz.”

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Kim isimlerle isimlendirilen hakikati birbirinden ayırır ve isimlerin kendisine, isimlendirilen hakikati bırakıp ibadet ederse şirk koşmuş, kâfir olmuş ve inkâra sapmış olur; gerçekte de hiçbir şeye ibadet etmiş olmaz. Bilakis bu isimlerle isimlendirilen bir olan, tek ve samed olan Allah’a ibadet et. ‘Bir olan ve samed olan Allah’ ifadesi İhlâs sûresine işarettir: ‘De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir.’ (İhlâs 1-2) İsimlerin kendisine değil, bu isimlerle işaret edilen hakikate yönel. Çünkü isimler, Allah’ın kendi zâtını nitelediği sıfatlardır.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-233/,https://kutsalayet.de/kafi-235/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız