"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Kafi Tevhid 33

Kafi 421

Ashabımızdan bir topluluk, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan, o da Muhammed b. İsmail’den, o da İsmail es-Serrâc’dan, o da İbn Müskân’dan, o da Sâbit b. Saîd’den rivayet etti. Sâbit şöyle dedi:

Ebû Abdullah şöyle buyurdu:

“Ey Sâbit! Sizin insanlarla ne işiniz var? İnsanları kendi hâllerine bırakın ve hiç kimseyi kendi görüşünüze çağırmayın. Allah’a yemin ederim ki göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Allah’ın sapmasını istediği bir kula hidayet vermek için toplansalar buna güç yetiremezler. Yine göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Allah’ın hidayetini istediği bir kulu saptırmak için toplansalar buna da güç yetiremezler.

İnsanları kendi hâllerine bırakın. Hiç kimse ‘Bu benim amcamdır, kardeşimdir, amcamın oğludur veya komşumdur.’ demesin. Çünkü Allah bir kul hakkında hayır dilediğinde onun ruhunu arındırır. Böylece o kimse herhangi bir iyiliği işittiğinde onu tanır ve herhangi bir kötülüğü işittiğinde onu reddeder. Sonra Allah onun kalbine öyle bir söz bırakır ki onun bütün işlerini onunla bir araya getirir ve düzene koyar.”

Kafi 422

Ali b. İbrahim b. Hâşim, babasından, o da İbn Ebî Umeyr’den, o da Muhammed b. Humrân’dan, o da Süleyman b. Hâlid’den rivayet etti. Ebû Abdullah şöyle buyurdu:

“Allah Azze ve Celle bir kul hakkında hayır dilediğinde onun kalbine nurdan bir iz bırakır, kalbinin işitme yollarını açar ve ona doğruyu gösterip yönlendirecek bir melek görevlendirir. Bir kul hakkında kötülük dilediğinde ise kalbine siyah bir iz bırakır, kalbinin işitme yollarını kapatır ve onu saptıracak bir şeytanı ona musallat eder.”

Daha sonra şu ayeti okudu:

“Allah kimi hidayete erdirmek isterse onun göğsünü İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar.” (En‘âm 125)

Kafi 423

Ashabımızdan bir topluluk, Ahmed b. Muhammed’den, o da İbn Faddâl’dan, o da Ali b. Ukbe’den, o da babasından rivayet etti. Ali b. Ukbe’nin babası şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:

“İşinizi Allah için yapın, insanlar için yapmayın. Çünkü Allah için olan Allah’a ulaşır; insanlar için olan ise Allah’a yükselmez. Dininiz hakkında insanlarla çekişmeyin; çünkü tartışma kalbi hasta eder. Allah Teâlâ peygamberine şöyle buyurmuştur:

‘Şüphesiz sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; fakat Allah dilediğini hidayete erdirir.’ (Kasas 56)

Yine şöyle buyurmuştur:

‘Yoksa sen insanları mümin oluncaya kadar zorlayacak mısın?’ (Yûnus 99)

İnsanları kendi hâllerine bırakın. Çünkü insanlar insanlardan aldılar; siz ise Resûlullah’tan aldınız.

Babamın şöyle dediğini işittim:

‘Allah Azze ve Celle bir kulun bu işe (velâyet ve hak yola) girmesini yazdığında, o kul buna kuşun yuvasına yönelmesinden daha hızlı yönelir.’”

Kafi 424

Ebû Ali el-Eş‘arî, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan, o da Safvân b. Yahyâ’dan, o da Muhammed b. Mervân’dan, o da Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. Fudayl şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a:

“İnsanları bu işe (velâyet ve imamet inancına) davet ediyoruz.” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Hayır ey Fudayl! Şüphesiz Allah bir kul hakkında hayır dilediğinde bir meleğe emreder; o melek de onun boynundan tutarak onu bu işe, ister isteyerek ister istemeyerek olsun, sokar.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-423/,https://kutsalayet.de/kafi-425/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız